Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/33709 K.2015/1536
Özet: (1) İlgili uyuşmazlık, sanığın konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından dolayı verilen cezai kararın temyiz edilmesiyle ilgilidir. (2) Mahkeme, TCK 62/1 maddesi uyarınca takdiri indirim hükmünün uygulanmasında hatalar olduğunu tespit ederek, bu hataların düzeltilmesini ve temel cezanın yeniden değerlendirilerek esas mahkemeye gönderilmesini kararlaştırdı.
Tebliğname No: 15 - 2012/168259
MAHKEMESİ: Kargı Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 19/04/2012
NUMARASI: 2011/4 (E) ve 2012/19 (K)
SUÇLAR: Konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanığa yükletilen konut dokunulmazlığının ihlali eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1-Sanığa verilen temel ceza üzerinden TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca takdiri indirim hükmü uygulanırken, CMK'nın 232/6. maddesine aykırı olarak uygulama maddesinin gösterilmemesi,
2-5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3. fıkrası hükmünün gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının, tebliğnameye uygun olarak,
a) Takdiri indirim ile ilgili hüküm fıkrasının başına "TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi,
b) 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindekilerle sınırlı olmak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması, biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA,
B-Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığa verilen temel ceza üzerinden TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca takdiri indirim hükmü uygulanırken, CMK'nın 232/6. maddesine aykırı olarak uygulama maddesinin gösterilmemesi,
2-Seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi halinde TCK’nın 50/2. maddesi uyarınca, bu cezanın adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın, kovuşturma evresindeki müştekinin tüm zararını karşıladığını, şu an itibari ile hiçbir zararının olmadığını savunması karşısında, bu husus araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanma olanağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Kargı Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 19/04/2012
NUMARASI: 2011/4 (E) ve 2012/19 (K)
SUÇLAR: Konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanığa yükletilen konut dokunulmazlığının ihlali eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1-Sanığa verilen temel ceza üzerinden TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca takdiri indirim hükmü uygulanırken, CMK'nın 232/6. maddesine aykırı olarak uygulama maddesinin gösterilmemesi,
2-5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3. fıkrası hükmünün gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının, tebliğnameye uygun olarak,
a) Takdiri indirim ile ilgili hüküm fıkrasının başına "TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi,
b) 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindekilerle sınırlı olmak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması, biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA,
B-Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığa verilen temel ceza üzerinden TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca takdiri indirim hükmü uygulanırken, CMK'nın 232/6. maddesine aykırı olarak uygulama maddesinin gösterilmemesi,
2-Seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi halinde TCK’nın 50/2. maddesi uyarınca, bu cezanın adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın, kovuşturma evresindeki müştekinin tüm zararını karşıladığını, şu an itibari ile hiçbir zararının olmadığını savunması karşısında, bu husus araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanma olanağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.