Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/9487 K.2012/14635
Özet: Uyuşmazlık konusu, imar kirliliğine neden olmak suçundan hüküm giyen sanığın, temyiz süresi içinde müdafiinin hazır bulunmadığı son oturumda verilen karara itiraz etmesi ve bu süreçteki yasal prosedürlerin eksikliğiyle ilgiliydi. Mahkeme, sanığın haklarını korumak amacıyla kararın bozulmasına karar vererek dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini emredmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre bozmadan önceki aşamada ve bozma sürecinde sanığın kendisine atandığından haberdar olduğu zorunlu müdafiinin hazır bulunmadığı son oturumda sanığın yüzüne karşı verilen hükmün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmemesine rağmen; sanık müdafiine yapılan gerekçeli karar tebliği üzerine müdafii tarafından süresinde temyiz edilmesi karşısında, sanığın yaş ve sosyal konumu itibariyle ve ilk mahkumiyet hükmünün müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle yanılgı yaşadığı ve hükmü temyiz etmeme iradesinden söz edilemeyeceği gözetilerek temyizin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sabıkasız olup kişiliği olumlu bulunarak hakkında takdiri indirim ve erteleme hükümleri uygulanan sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma suçunda, katılan ve kamunun uğradığı maddi (somut) bir zarar bulunmaması ve TCY'nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması olanağına engel oluşturmayacağı gözetilmeden, "etkin pişmanlık hükmünden yararlanmak suretiyle zararı gidermemesi" biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında CYY'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre bozmadan önceki aşamada ve bozma sürecinde sanığın kendisine atandığından haberdar olduğu zorunlu müdafiinin hazır bulunmadığı son oturumda sanığın yüzüne karşı verilen hükmün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmemesine rağmen; sanık müdafiine yapılan gerekçeli karar tebliği üzerine müdafii tarafından süresinde temyiz edilmesi karşısında, sanığın yaş ve sosyal konumu itibariyle ve ilk mahkumiyet hükmünün müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle yanılgı yaşadığı ve hükmü temyiz etmeme iradesinden söz edilemeyeceği gözetilerek temyizin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sabıkasız olup kişiliği olumlu bulunarak hakkında takdiri indirim ve erteleme hükümleri uygulanan sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma suçunda, katılan ve kamunun uğradığı maddi (somut) bir zarar bulunmaması ve TCY'nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması olanağına engel oluşturmayacağı gözetilmeden, "etkin pişmanlık hükmünden yararlanmak suretiyle zararı gidermemesi" biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında CYY'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.