Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/8261 K.2012/25480
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- ...'nın 14.05.2009 tarihli yazısında davaya konu binanın yapıldığı yerin belediye sınırı içerisinde, 19.06.2009 tarihli yazısında ise mücavir alan içerisinde kaldığının belirtilmesi karşısında, TCK'nın 184/4. maddesi ''Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır'' hükmü uyarınca mücavir alanda anılan maddenin birinci fıkrasının uygulanmaması nedeniyle, suça konu yapının belediye mücavir alanında veya özel imar rejimine tabi yer kapsamında kalıp kalmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm tesis edilmesi,
2- Kabule göre ise,
CMK'nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanığın taşınmaza ruhsatsız olarak bina yaptığının saptanması ve bu nedenle yargılamaya konu olayda sanık tarafından kişilere veya kamuya ödenmesi gereken somut, maddi bir zarar da bulunmaması karşısında; TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "sanığın inşaatını ruhsata uygun hale getirerek çevreye vermiş olduğu somut zararı gidermediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığı" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- ...'nın 14.05.2009 tarihli yazısında davaya konu binanın yapıldığı yerin belediye sınırı içerisinde, 19.06.2009 tarihli yazısında ise mücavir alan içerisinde kaldığının belirtilmesi karşısında, TCK'nın 184/4. maddesi ''Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır'' hükmü uyarınca mücavir alanda anılan maddenin birinci fıkrasının uygulanmaması nedeniyle, suça konu yapının belediye mücavir alanında veya özel imar rejimine tabi yer kapsamında kalıp kalmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm tesis edilmesi,
2- Kabule göre ise,
CMK'nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanığın taşınmaza ruhsatsız olarak bina yaptığının saptanması ve bu nedenle yargılamaya konu olayda sanık tarafından kişilere veya kamuya ödenmesi gereken somut, maddi bir zarar da bulunmaması karşısında; TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "sanığın inşaatını ruhsata uygun hale getirerek çevreye vermiş olduğu somut zararı gidermediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığı" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.