Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/7840 K.2013/25112
Özet: Uyuşmazlık, Asliye Ceza Mahkemesi’nin sanık hakkında haksız tahrik ve çelişkili tanı açıklamaları nedeniyle verilen hapis cezasının kanuna aykırı şekilde adli para cezasına çevrilmesiyle ilgili temyiz başvurusudur. Mahkeme, kararın bozulmasına karar vererek dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olayın ... tanığı olan ...'in, soruşturma aşamasında sanığın silahı sağ arka kısmından çıkardığını açıklamasına karşın, kovuşturma evresinde, sanığın silahını çıkarmadığını ve tehdit sözü duymadığını belirtmesi karşısında, anılan tanığın anlatımları arasındaki çelişkiler giderilip, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı da açıklanıp tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
a) Duruşma bitiminde bildirilen ve hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanık hakkında yaralama suçundan hükmedilen ... süreli hapis cezasının kanuna aykırı şekilde adli para cezasına çevrilmesine karşın, gerekçeli kararda ertelenmesine karar verilerek çelişkiye ve dolayısıyla hükümde gerekçesizliğe yol açılması,
b) Sanığın aşamalardaki savunmalarında, olayın karşı tarafın haksız eylemleri nedeniyle meydana geldiğini belirtmesi karşısında, olayın başlangıç ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği değerlendirilip, sanık hakkında TCK’nın 29. maddesi gereğince, haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c) Hükümlerden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK’nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK’nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK’nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olayın ... tanığı olan ...'in, soruşturma aşamasında sanığın silahı sağ arka kısmından çıkardığını açıklamasına karşın, kovuşturma evresinde, sanığın silahını çıkarmadığını ve tehdit sözü duymadığını belirtmesi karşısında, anılan tanığın anlatımları arasındaki çelişkiler giderilip, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı da açıklanıp tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
a) Duruşma bitiminde bildirilen ve hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanık hakkında yaralama suçundan hükmedilen ... süreli hapis cezasının kanuna aykırı şekilde adli para cezasına çevrilmesine karşın, gerekçeli kararda ertelenmesine karar verilerek çelişkiye ve dolayısıyla hükümde gerekçesizliğe yol açılması,
b) Sanığın aşamalardaki savunmalarında, olayın karşı tarafın haksız eylemleri nedeniyle meydana geldiğini belirtmesi karşısında, olayın başlangıç ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği değerlendirilip, sanık hakkında TCK’nın 29. maddesi gereğince, haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c) Hükümlerden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK’nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK’nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK’nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.