Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/3497 K.2012/18266
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Aynı yargı çevresinde başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma isteği bulunmayan sanığın, yokluğunda yargılamaya devamla mahkumiyet kararı verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2- 29/09/2007 tarihli tutanakta sanık ...'a suça konu aleti vermesi söylendiğinde, aleti görevlilere teslim ettiğinin belirtilmesi ve sanığın aşamalardaki savunmasında, bu aleti diğer sanık ...'den temin ettiğini belirtmesi karşısında, gerektiğinde tutanak tanıkları da dinlenerek, 5237 sayılı TCK'nın 297/4.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3- TCK'nın 58. maddesine göre tekerrür uygulaması yapılırken, tekerrürün koşullarının varlığının, sanık hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulandığının ve hükümlünün cezaevinde kalacağı süreye eklenecek miktarın belirlenmesi açısından, 5275 sayılı Kanunun tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olmayacağını öngören 108/2. madde ve fıkrası gözetilmeksizin, kesinleşmiş iki mahkumiyet kararının birlikte tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Aynı yargı çevresinde başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma isteği bulunmayan sanığın, yokluğunda yargılamaya devamla mahkumiyet kararı verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2- 29/09/2007 tarihli tutanakta sanık ...'a suça konu aleti vermesi söylendiğinde, aleti görevlilere teslim ettiğinin belirtilmesi ve sanığın aşamalardaki savunmasında, bu aleti diğer sanık ...'den temin ettiğini belirtmesi karşısında, gerektiğinde tutanak tanıkları da dinlenerek, 5237 sayılı TCK'nın 297/4.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3- TCK'nın 58. maddesine göre tekerrür uygulaması yapılırken, tekerrürün koşullarının varlığının, sanık hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulandığının ve hükümlünün cezaevinde kalacağı süreye eklenecek miktarın belirlenmesi açısından, 5275 sayılı Kanunun tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olmayacağını öngören 108/2. madde ve fıkrası gözetilmeksizin, kesinleşmiş iki mahkumiyet kararının birlikte tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.