Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/9975 K.2011/12208
Özet: Uyuşmazlık, sanığın tehdit, yasak silah bulundurma ve korku‑panik yaratacak ateş etme suçlarından hüküm giymesi üzerine temyiz başvurusudur. Mahkeme, failin lehine olan yeni yasa hükümlerinin uygulanması için duruşma açılmasını zorunlu kılarak, kararın bozulmasına ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, Yasak silah bulundurma, Korku ve paniğe yol açacak şekilde ateş etme
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Yasasının "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinin (2).fıkrasında yer alan "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." biçimindeki hükmün uygulama yöntemi TCY.nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrasında, "1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak Türk Ceza Yasasının lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği" belirtilmiş olmasına karşın bu düzenleme kesin kural niteliğinde olmadığından, failin lehine olan yasa hükmünün uygulanabilmesi açısından hangi durumlarda duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiğinin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Önceki ve sonraki yasa hükümlerinden hangisinin fail (sanık) lehine olduğunu saptamak için her bir olayı Y.C.G.Kurulunun 04.03.2003 gün, 2003/9-24 E, 2003/20 K. sayılı kararları doğrultusunda irdeleyerek;
1- Sonraki yasayla değiştirilen suçun öğelerinin yeniden değerlendirilmesinin,
2- Takdir hakkının kullanılmasının
Gerekmesi hallerinde duruşma açılarak temyiz yasa yoluna tabi bir karar verilmesi, belirtilen hallerin dışında ise, lehe olan hükümlerin derhal uygulanıp cezanın belirlenmesi infazla ilgili olduğundan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 98/1 ve 101/1-3 maddeleri uyarınca duruşma açılmadan dosya üzerinde ve itiraz yolu açık olmak üzere sonuçlandırılması gerekmektedir.
1- Yukarıda belirtilen açıklamalara göre incelenen dosyada; hükümlü hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ve verilen cezanın ertelenip ertelenmeyeceği konusunda takdir hakkının kullanılması gerektiğinden, yeniden değerlendirmenin 5252 sayılı T.C. Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3 maddesinde öngörülen yönteme uygun ve duruşmalı olarak belirlenmesi zorunluluğu,
2- Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca hükümlü yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14, madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve hükümlü ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden sair hususlar incelenmeksizin, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, Yasak silah bulundurma, Korku ve paniğe yol açacak şekilde ateş etme
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Yasasının "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinin (2).fıkrasında yer alan "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." biçimindeki hükmün uygulama yöntemi TCY.nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrasında, "1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak Türk Ceza Yasasının lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği" belirtilmiş olmasına karşın bu düzenleme kesin kural niteliğinde olmadığından, failin lehine olan yasa hükmünün uygulanabilmesi açısından hangi durumlarda duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiğinin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Önceki ve sonraki yasa hükümlerinden hangisinin fail (sanık) lehine olduğunu saptamak için her bir olayı Y.C.G.Kurulunun 04.03.2003 gün, 2003/9-24 E, 2003/20 K. sayılı kararları doğrultusunda irdeleyerek;
1- Sonraki yasayla değiştirilen suçun öğelerinin yeniden değerlendirilmesinin,
2- Takdir hakkının kullanılmasının
Gerekmesi hallerinde duruşma açılarak temyiz yasa yoluna tabi bir karar verilmesi, belirtilen hallerin dışında ise, lehe olan hükümlerin derhal uygulanıp cezanın belirlenmesi infazla ilgili olduğundan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 98/1 ve 101/1-3 maddeleri uyarınca duruşma açılmadan dosya üzerinde ve itiraz yolu açık olmak üzere sonuçlandırılması gerekmektedir.
1- Yukarıda belirtilen açıklamalara göre incelenen dosyada; hükümlü hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ve verilen cezanın ertelenip ertelenmeyeceği konusunda takdir hakkının kullanılması gerektiğinden, yeniden değerlendirmenin 5252 sayılı T.C. Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3 maddesinde öngörülen yönteme uygun ve duruşmalı olarak belirlenmesi zorunluluğu,
2- Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca hükümlü yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14, madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve hükümlü ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden sair hususlar incelenmeksizin, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.