Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/22691 K.2012/23096
Özet: Uyuşmazlık, sanığın kendi taşınmazında ruhsatsız inşaat yaparak imar kirliliğine neden olma suçundan mahkum edilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıdır; Mahkeme, kararın eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle verildiğini belirterek hükmü bozup dosyayı esas mahkemeye gönderdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 184/4. maddesinin "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca 3. fıkra hariç mücavir alanın maddenin kapsamı dışında tutulması karşısında; imara aykırılığın bulunduğu yerin belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Sanığa atılı kendisine ait taşınmaz üzerinde ruhsatsız inşaat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere veya kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise ancak TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilmesi karşısında, sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun uygulanma koşullarının bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 184/4. maddesinin "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca 3. fıkra hariç mücavir alanın maddenin kapsamı dışında tutulması karşısında; imara aykırılığın bulunduğu yerin belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Sanığa atılı kendisine ait taşınmaz üzerinde ruhsatsız inşaat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere veya kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise ancak TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilmesi karşısında, sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun uygulanma koşullarının bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.