‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/22100 K.2013/11481

Esas No: 2011/22100 · Karar No: 2013/11481 · Karar Tarihi: 15.04.2013
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın katılana “seni öldürürüm…” gibi tehditkar sözler söyleyerek tehditle suç işlemiş olması ve bu eylemin hakaret/tehdit suçları kapsamında değerlendirilmesi konusundaki davadır. (2) Mahkeme, sanığın ifadelerinin objektif olarak korkutucu nitelikte olmadığını iddia ederek beraat kararını bozdu ve dosyayı esas mahkemeye yeniden yargılamaya göndermeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Tehdit, hakaret

HÜKÜM: Beraat Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:1-Hazırlık aşamasında bilgisine başvurulan ... ...'in, sanığın katılana “ seni öldürürüm, seni yaşatmam, ananı avradını sinkaf ederim” biçiminde sözler söylediğini beyan etmesi karşısında, ... ...'in dinlenilmesi ve, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun Kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur. Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak Kanuni indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir. Somut olayda; mahkemece, sanığın katılana söylediği kabul edilen "bu işin sonu iyiye gitmeyecek" biçimindeki sözlerin objektif olarak korkutucu nitelikte olduğu gözetilmeden, “fiilinin katılanın iradesini etkiler düzeyde sonuç almaya elverişli ve yeterli olmadığı” şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?