Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/18575 K.2012/30432
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kullandığı araç polisler tarafından kovalanan ve daha sonra hangi sebeple kovalandığını öğrenmek için karakola gelen sanığın neden kovalandığını, polislerin de ona neden kaçtığını sormasıyla aralarında tartışma başladığı, sanığın “ben kaçarım siz yakalayamazsınız, beni neden kovaladınız, Allah belanızı versin, sizin yüzünüzden köprüden düştüm” dediği ve icrai rezalet çıkardığı gerekçesiyle kelepçe takılıp etkisiz hale getirildiğinde şikayetçi polise “seni sürdüreceğim, bana sicilini ver, seninle sonra görüşeceğim” biçiminde sözler söylediğinin anlaşılması karşısında, sanığın polis memurunun görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, “sürdürürüm” biçimindeki ifadenin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde uğradığını düşündüğü haksızlığa karşı hukuki yollara başvurma anlamındaki sözlerin tehdit niteliğinde olmadığı ve görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-İddianamede sanığın şikayetçi polis memurlarına sinkaflı sözlerle hakaret ettiğine dair bir anlatım bulunmaması, aynı şekilde olay tutanağında, şikayetçilerin ve tanıkların hazırlık beyanlarında da sanığın sinkaflı küfür ettiğine ilişkin bir ifadenin yer almaması karşısında, iddianameye konu hangi sözlerin hakaret suçunu oluşturduğu gösterilmeden ve olay tutanağına, şikayetçilerin ve tanıkların hazırlık anlatımlarına hangi hukuki gerekçelerle itibar edilmediği tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile görevliye hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
3-Kabule göre de,
a)Sanığın olayda görevli polislerin kendisini dövdüğüne ilişkin savunması karşısında, görevliye direnme suçu yönünden TCK’nın 29 ve hakaret suçu yönünden ise anılan Kanunun 129. maddelerindeki haksız tahrik hükümlerinin sanık lehine uygulanma olanağı tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
b)Tekerrüre esas alınan hükümlülüğün kesinleşme tarihinin, bu davaya konu suç tarihinden sonra olması nedeniyle TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kullandığı araç polisler tarafından kovalanan ve daha sonra hangi sebeple kovalandığını öğrenmek için karakola gelen sanığın neden kovalandığını, polislerin de ona neden kaçtığını sormasıyla aralarında tartışma başladığı, sanığın “ben kaçarım siz yakalayamazsınız, beni neden kovaladınız, Allah belanızı versin, sizin yüzünüzden köprüden düştüm” dediği ve icrai rezalet çıkardığı gerekçesiyle kelepçe takılıp etkisiz hale getirildiğinde şikayetçi polise “seni sürdüreceğim, bana sicilini ver, seninle sonra görüşeceğim” biçiminde sözler söylediğinin anlaşılması karşısında, sanığın polis memurunun görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, “sürdürürüm” biçimindeki ifadenin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde uğradığını düşündüğü haksızlığa karşı hukuki yollara başvurma anlamındaki sözlerin tehdit niteliğinde olmadığı ve görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-İddianamede sanığın şikayetçi polis memurlarına sinkaflı sözlerle hakaret ettiğine dair bir anlatım bulunmaması, aynı şekilde olay tutanağında, şikayetçilerin ve tanıkların hazırlık beyanlarında da sanığın sinkaflı küfür ettiğine ilişkin bir ifadenin yer almaması karşısında, iddianameye konu hangi sözlerin hakaret suçunu oluşturduğu gösterilmeden ve olay tutanağına, şikayetçilerin ve tanıkların hazırlık anlatımlarına hangi hukuki gerekçelerle itibar edilmediği tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile görevliye hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
3-Kabule göre de,
a)Sanığın olayda görevli polislerin kendisini dövdüğüne ilişkin savunması karşısında, görevliye direnme suçu yönünden TCK’nın 29 ve hakaret suçu yönünden ise anılan Kanunun 129. maddelerindeki haksız tahrik hükümlerinin sanık lehine uygulanma olanağı tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
b)Tekerrüre esas alınan hükümlülüğün kesinleşme tarihinin, bu davaya konu suç tarihinden sonra olması nedeniyle TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.