Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/13040 K.2013/15264
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi’nin hukuksal olarak kabul edilen “mahkumiyet” kararına, Yargıtay’ın gerçeğe dayalı tanık değerlendirmesi, 231/6-c bendindeki zarar kavramının uygulanabilirliğini ve hükmün kanuna uygunluğunun eksikliğini göz önüne alarak, kararın bozulması ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesi hususunda oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tanıklar ..., ... ve .... dinlenip, farklı anlatımların hangisine ne gerekçe ile itibar edildiği Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açıklandıktan sonra olayın çıkış nedeni üzerinde durularak haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi CMK’nın 231/6-c bendindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut (maddi) zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı gözetilmeden, mağdurun ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu da açıklanmadan, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki diğer kanuni ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine “suçtan doğan zararın karşılanmadığı” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan ... vekili ile sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tanıklar ..., ... ve .... dinlenip, farklı anlatımların hangisine ne gerekçe ile itibar edildiği Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açıklandıktan sonra olayın çıkış nedeni üzerinde durularak haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi CMK’nın 231/6-c bendindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut (maddi) zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı gözetilmeden, mağdurun ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu da açıklanmadan, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki diğer kanuni ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine “suçtan doğan zararın karşılanmadığı” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan ... vekili ile sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.