Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/12308 K.2013/28461
Özet: Temyiz başvurusu, 03.02.2009 Yargıtay kararına paralel olarak, 11‑250/13 sayılı kararda belirtilen kanuni gerekçelerle birlikte sanığın haksız tahrik nedeniyle indirim uygulanması fakat mağdurun zararının gösterilmemesi nedeniyle, mahkeme kararının bozulmasına ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi CMK'nın 231/6-c bendindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı gözetilmeden, mağdurun ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu da açıklanmadan, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki diğer kanuni ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine "tazmin şartı gerçekleşmediğinden" şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Sanığın, yüklenen eylemi haksız tahrik altında gerçekleştirdiği kabul edilerek cezada indirim yapılırken, mağdurun haksız hareketinin ne olduğunun Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde hükmün gerekçesinde gösterilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi CMK'nın 231/6-c bendindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı gözetilmeden, mağdurun ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu da açıklanmadan, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki diğer kanuni ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine "tazmin şartı gerçekleşmediğinden" şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Sanığın, yüklenen eylemi haksız tahrik altında gerçekleştirdiği kabul edilerek cezada indirim yapılırken, mağdurun haksız hareketinin ne olduğunun Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde hükmün gerekçesinde gösterilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.