Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/10234 K.2012/31873
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği iddiası ve bu eylemlerle birlikte hakaret suçunun da işlendiğinin kabulüydür; mahkeme, tek bir suçtan hüküm kurmanın yasal olmadığını belirterek, hakaret suçunu bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve 125/1‑3a ile 43. maddeler kapsamında ayrı karar verilmesi gerektiğini öne sürmüştür. Mahkemenin sonucu ise, mevcut kararı bozarak yeniden hüküm kurulmasını ve dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesini, böylece sanıkların haklarının korunması yönündeki temyiz taleplerini kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların, görevi yaptırmamak için direnme suçu ile birlikte hakaret suçunu da işlediğinin kabul edilmesi karşısında; TCK'nın 265. maddesinde düzenlenen suçun cebir ve tehdit kullanılarak işlenebileceği, hakaret eyleminin anılan suçun unsuru olmadığı ve direnme suçu ile birlikte işlenmesi halinde bağımsız bir suç oluşturduğu ve sanıklar hakkında ayrıca TCK'nın 125/1-3a, ve 43. maddeleri gereğince hükümlülük kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, hakaret suçunun, direnme suçunun unsuru olduğu kabulüne dayalı yasal olmayan gerekçeyle tek suçtan hüküm kurulması,
2-Sanıkların birden fazla polis memuruna karşı gerçekleştirdiği görevi yaptırmamak için direnme eylemi nedeniyle, haklarında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
3-CMK'nın 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup, manevi zararı kapsamadığı, yargılamaya konu görevi yaptırmamak için direnme suçunda, dosyaya yansıyan ve talep edilen bir zararın bulunmadığı gözetilmeden ve suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanıklar hakkında, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılmadan "sanıkların sabıkalı oluşları ve zararın tazmin edilmemesi" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların, görevi yaptırmamak için direnme suçu ile birlikte hakaret suçunu da işlediğinin kabul edilmesi karşısında; TCK'nın 265. maddesinde düzenlenen suçun cebir ve tehdit kullanılarak işlenebileceği, hakaret eyleminin anılan suçun unsuru olmadığı ve direnme suçu ile birlikte işlenmesi halinde bağımsız bir suç oluşturduğu ve sanıklar hakkında ayrıca TCK'nın 125/1-3a, ve 43. maddeleri gereğince hükümlülük kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, hakaret suçunun, direnme suçunun unsuru olduğu kabulüne dayalı yasal olmayan gerekçeyle tek suçtan hüküm kurulması,
2-Sanıkların birden fazla polis memuruna karşı gerçekleştirdiği görevi yaptırmamak için direnme eylemi nedeniyle, haklarında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
3-CMK'nın 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup, manevi zararı kapsamadığı, yargılamaya konu görevi yaptırmamak için direnme suçunda, dosyaya yansıyan ve talep edilen bir zararın bulunmadığı gözetilmeden ve suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanıklar hakkında, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılmadan "sanıkların sabıkalı oluşları ve zararın tazmin edilmemesi" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.