Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/8353 K.2012/13963
Özet: Uyuşmazlık, polis memuruna yönelik hakaret ve tehdit içeren suçlamalarla ilgili olarak, sanığın görevini yapmamak için direnme ve hakaret suçlarının yargılanmasıdır. Mahkeme, bu suçlamaların hukuki gerekçelerini eksik bulmuş, beraat kararını bozarak dosyayı esas mahkemeye göndererek yeniden inceleme kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Alkollü olan ve çevreyi rahatsız eden, görevli polis memurlarına görevleri nedeniyle hakaret eden sanık hakkında, Kabahatler Kanunu gereğince işlem yapılmak istendiğinde "sizinle hesaplaşacağız, bu burada kalmayacak, hepinizi sürdüreceğim, benim kim olduğumu göreceksiniz" şeklindeki sözlerle tehdit etmesi eyleminin, 5237 sayılı TCK'nun 265/1, 43 maddeleri gereğince görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat kararı verilerek, suçun vasıflandırılması bölünüp ayrıca sair tehdit suçundan da şikayet yokluğu gerekçesi ile düşme kararı verilmesi,
2) 5237 sayılı TCK'nun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun, hapis ve adli para cezası şeklinde seçenekli yaptırım içermesi karşısında hangi hukuksal gerekçelerle hapis cezasının tercih edildiğinin Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde hükmün gerekçesinde gösterilmemesi,
3) 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, 6008 sayılı yasa değişikliği de göz önüne alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2012 talihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Alkollü olan ve çevreyi rahatsız eden, görevli polis memurlarına görevleri nedeniyle hakaret eden sanık hakkında, Kabahatler Kanunu gereğince işlem yapılmak istendiğinde "sizinle hesaplaşacağız, bu burada kalmayacak, hepinizi sürdüreceğim, benim kim olduğumu göreceksiniz" şeklindeki sözlerle tehdit etmesi eyleminin, 5237 sayılı TCK'nun 265/1, 43 maddeleri gereğince görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat kararı verilerek, suçun vasıflandırılması bölünüp ayrıca sair tehdit suçundan da şikayet yokluğu gerekçesi ile düşme kararı verilmesi,
2) 5237 sayılı TCK'nun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun, hapis ve adli para cezası şeklinde seçenekli yaptırım içermesi karşısında hangi hukuksal gerekçelerle hapis cezasının tercih edildiğinin Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde hükmün gerekçesinde gösterilmemesi,
3) 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, 6008 sayılı yasa değişikliği de göz önüne alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2012 talihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.