Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/3920 K.2010/7604
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın görevli polis memurlarına direnerek hakaret ve görevi yaptırmamak suçlamalarıyla ilgili temyiz başvurusudur; mahkeme, eksik inceleme ve cezanın artırılmaması nedeniyle kararını bozarak dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: ... Asliye 7. Ceza Mahkemesi SUÇ (LAR): Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜM (LER): Ret
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: ONAMA Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın yokluğunda verilen kısa kararda, temyiz süresinin hükmün tebliğinden itibaren 7 gün olduğunun belirtilmesi yerine, kararın açıklanmasından itibaren 7 gün içinde temyiz edilebileceği belirtilerek Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CYY.nın 232/6. maddesine aykırı davranıldığının anlaşılması karşısında, temyiz süresinin geçmesi nedeniyle, Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz yerinde görüldüğünden, RED KARARININ KALDIRILMASI suretiyle işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCY.nın 58/6 maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayarak yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ...’ın yüklenen suçu kabul etmeyip olay yerinde olmadığını savunması, öbür sanıkların da savunmayı doğrulamaları karşısında, sanığın yakınan polis memurları ile yüzleştirilerek olay yerinde bulunup bulunmadığının saptanması ve sonucuna göre hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle hüküm kurulması, 2- Kabule göre de, sanığın görevli üç polis memuruna direnmesi karşısında, verilen cezanın TCY.nın 43/2. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin düşünülmemesi, Yasaya aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken karşı temyiz olmadığından CYY.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: ONAMA Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın yokluğunda verilen kısa kararda, temyiz süresinin hükmün tebliğinden itibaren 7 gün olduğunun belirtilmesi yerine, kararın açıklanmasından itibaren 7 gün içinde temyiz edilebileceği belirtilerek Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CYY.nın 232/6. maddesine aykırı davranıldığının anlaşılması karşısında, temyiz süresinin geçmesi nedeniyle, Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz yerinde görüldüğünden, RED KARARININ KALDIRILMASI suretiyle işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCY.nın 58/6 maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayarak yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ...’ın yüklenen suçu kabul etmeyip olay yerinde olmadığını savunması, öbür sanıkların da savunmayı doğrulamaları karşısında, sanığın yakınan polis memurları ile yüzleştirilerek olay yerinde bulunup bulunmadığının saptanması ve sonucuna göre hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle hüküm kurulması, 2- Kabule göre de, sanığın görevli üç polis memuruna direnmesi karşısında, verilen cezanın TCY.nın 43/2. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin düşünülmemesi, Yasaya aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken karşı temyiz olmadığından CYY.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.