‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/15182 K.2012/13972

Esas No: 2010/15182 · Karar No: 2012/13972 · Karar Tarihi: 11.06.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanığın tehdit suçundan hükümlü tutulması ve bu karara karşı açılan temyiz başvurusunun geçerliliğidir; mahkeme, temyizin reddi gerekçelerini bulmadığını belirterek kararın esasına geçmiştir. Sonuç olarak, mahkeme kararının bozulmasına karar vererek dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesini ve yargılamanın devam ettirilmesini hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit

HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre tehdit suçundan hükümlülük kararma hasren dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1) Sanığın, tanık ...'un amcasının oğlu olmasının, tanığa, tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkı vermeyeceği gözetilmeden, beyanları hükme esas alınan tanığın CMK'nun 45. maddesine aykırı olarak yeminsiz dinlenmesi,
2) Taksitlendirilmesine karar verilen adli para cezasında taksit aralıkları gösterilmeyerek TCK'nun 52. maddesine aykırı davranılması,
3) 5271 sayılı CMK.nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca, mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi ve nihayet sanığın kabulü gerekmektedir. Önceki hükümlülük kararının yargılamaya konu suçtan sonra kesinleşmiş veya silinme koşullarının gerçekleşmiş olması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmamaktadır. Maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramı ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamamaktadır.

İncelenen dosyada, sanığa yükletilen tehdit suçunun mağdurunun, ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu açıklanarak sanığın hukuksal durumunun, belirtilen yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine "katılan zararının karşılanmaması" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... 'ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedcki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?