Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/1153 K.2011/24280
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından dolayı verilen hükümlerin temyiz edilmesi konusundadır; mahkeme, 5320 sayılı yasa ve CYY hükümleri çerçevesinde bu temyiz taleplerini reddederek, kararın geçerliliğini korumuştur. Mahkemenin sonucu olarak, temyiz istekleri kabul edilmediği için verilen hükümlerin iptal edilmeden mahkemeye gönderilerek yargılamanın devam ettirilmesi kararlaştırılmıştır.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık ... hakkında yaralama ve hakaret suçları ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında yaralama suçlarından kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hüküm tarihi itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317. maddesi uyarınca sanıklar ..., ..., ... müdafii, ... müdafii,..., ..., ... ve katılan .....’ün tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafi ile katılan Kadir Kök’ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık ... hakkında yaralama ve hakaret suçları ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında yaralama suçlarından kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hüküm tarihi itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317. maddesi uyarınca sanıklar ..., ..., ... müdafii, ... müdafii,..., ..., ... ve katılan .....’ün tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafi ile katılan Kadir Kök’ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.