Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/4553 K.2019/1643
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların kasten yaralama, mala zarar verme ve hakaret suçlarından dolayı mahkumiyet hükümleriyle ilgilidir; mahkeme, 5237 sayılı TCK’nin ilgili maddelerinin doğru uygulandığını ve temyiz itirazlarını reddederek kararlarını sürdürmüştür. Bu nedenle, mahkeme bu mahkumiyet kararlarını bozmayıp aynı şekilde kabul ederek, temyiz itirazlarını reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
25.10.2011 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi, mahallinde giderilmesi mümkün eksiklik olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
1) Sanık ... hakkında katılan ...'a ve ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile katılan ...'a karşı mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Kasten yaralama suçları yönünden 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin doğru uygulandığı anlaşıldığından tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanıklar hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
a) Hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı TCK'nin 129. maddesi yerine, yazılı şekilde genel tahrike ilişkin TCK'nin 29. maddesinin uygulanması,
b) Müşteki ...'un 22.07.2016 tarihli dilekçesi ile şikayetinden vazgeçtiğini bildirmiş olması karşısında, mala zarar verme suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nin 73/6. maddesi gereğince sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nin, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 30.01.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜMLER: Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
25.10.2011 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi, mahallinde giderilmesi mümkün eksiklik olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
1) Sanık ... hakkında katılan ...'a ve ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile katılan ...'a karşı mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Kasten yaralama suçları yönünden 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin doğru uygulandığı anlaşıldığından tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanıklar hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
a) Hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı TCK'nin 129. maddesi yerine, yazılı şekilde genel tahrike ilişkin TCK'nin 29. maddesinin uygulanması,
b) Müşteki ...'un 22.07.2016 tarihli dilekçesi ile şikayetinden vazgeçtiğini bildirmiş olması karşısında, mala zarar verme suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nin 73/6. maddesi gereğince sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nin, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 30.01.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.