Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/11331 K.2018/5737
Özet: 1) Mahkeme, sanığın iş yerine araçla gelerek para istemiyle başlayan ve bıçakla tehdit etmesiyle sonuçlanan eylemlerinin, TCK’nın 149/1-a-d, 35 maddelerinde tanımlanan yağma suçuna teşebbüs suçunu oluşturduğunu belirledi. 2) Mahkeme, bu sebeplerle sanığın yüksek ceza davası sonucunu bozdu ve kararını 29/03/2018 tarihinde oybirliğiyle kararlaştırarak hapsizlik kararı verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine ancak,
1-Sanığın katılanın iş yerinin önüne araç ile gelerek katılanı çağırdığı bunun üzerine katılanın araca bindiği ve kendisinden para istenmesi üzerine kabul etmeyerek araçtan indiği ertesi gün saat 11:00 sıralarında iş yerine gelen sanığın "ben senden dün para istedim, sen vermedin, ben sana ben almasını bilirim, bugün bana zamlı vereceksin, bugün 100 TL vereceksin, yoksa ben almasını biliyorum ve de bundan sonra beni uğraştırma, ben gelince benim param hazır olacak, tamam mı" dediği katılanın para vermeyi kabul etmeyince sanığın önce katılana kafa attığı ve "çabuk 100 TL çıkar" diyerek arka cebinden bıçak çıkararak katılana bıçağı salladığı katılanın beyanı, katılanın işçisi olan tanık ...'in beyanı, doktor raporu ve tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış olması karşısında; sanığın eylemlerinin bütün halinde TCK’nin 149/1-a-d, 35 maddesinde tanımlanan yağma suçuna teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşıldığı halde suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
2-Sanığın eylemi sırasında bıçak kullandığı anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesi gereğince artırım yapılmaması,
3-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuk durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine ancak,
1-Sanığın katılanın iş yerinin önüne araç ile gelerek katılanı çağırdığı bunun üzerine katılanın araca bindiği ve kendisinden para istenmesi üzerine kabul etmeyerek araçtan indiği ertesi gün saat 11:00 sıralarında iş yerine gelen sanığın "ben senden dün para istedim, sen vermedin, ben sana ben almasını bilirim, bugün bana zamlı vereceksin, bugün 100 TL vereceksin, yoksa ben almasını biliyorum ve de bundan sonra beni uğraştırma, ben gelince benim param hazır olacak, tamam mı" dediği katılanın para vermeyi kabul etmeyince sanığın önce katılana kafa attığı ve "çabuk 100 TL çıkar" diyerek arka cebinden bıçak çıkararak katılana bıçağı salladığı katılanın beyanı, katılanın işçisi olan tanık ...'in beyanı, doktor raporu ve tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış olması karşısında; sanığın eylemlerinin bütün halinde TCK’nin 149/1-a-d, 35 maddesinde tanımlanan yağma suçuna teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşıldığı halde suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
2-Sanığın eylemi sırasında bıçak kullandığı anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesi gereğince artırım yapılmaması,
3-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuk durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.