Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/18174 K.2017/13124
Özet: Uyuşmazlık, sanığın katılanına karşı kasten yaralama suçundan mahkumiyetin temyiz edilmesi ve şüpheliliğin sanık lehine yorumlanması yönündeydi; Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının da bu kararı etkilediğini belirterek, mahkeme kararını bozuldu. Mahkeme, 18.10.2017’de oybirliğiyle kararla, sanığın mahkumiyetini iptal etti.
MAHKEMESİ: ... Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafiin temyiz dilekçelerinin içeriğine göre, sanık hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği; sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; sanık ve katılanın olayın gelişimini farklı anlattıkları, dinlenen tanıkların bir kısmının sanığın çalışanları bir kısmının ise katılanın arkadaşları olmaları nedeniyle tarafsız olmadıkları, bu nedenle ilk haksız hareketi yapanın belli olmadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Daireleri'nin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
2) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafiin temyiz dilekçelerinin içeriğine göre, sanık hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği; sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; sanık ve katılanın olayın gelişimini farklı anlattıkları, dinlenen tanıkların bir kısmının sanığın çalışanları bir kısmının ise katılanın arkadaşları olmaları nedeniyle tarafsız olmadıkları, bu nedenle ilk haksız hareketi yapanın belli olmadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Daireleri'nin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
2) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.