Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/77 K.2015/16863
Özet: Mahkemeye sunulan temyiz, sanık müdafisinin dimin koşullarda yargılamaya devam edilmesi, hüküm fıkrası ve gerekçe çelişkisinin, 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin uygulanmamasının haklı bulunarak, 12.05.2015 tarihinde oybirliğiyle “BOZULMA” kararı verilmiştir.
MAHKEMESİ: ... Sulh Ceza Mahkemesi
Bozma üzerine mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Dairemizin 09.10.2013 tarihli bozma ilamı üzerine, katılan vekilinin meşruhatlı davetiye ile duruşmaya çağrılıp, bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan yokluğunda yargılamaya devamla karar verilmesi,
2) Hükmün gerekçe kısmında, sanık hakkında ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmadığı belirtildiği halde, hüküm fıkrasında, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması,
3) Katılanın bozma öncesi ve sonrasında duruşmada alınan beyanının bulunmadığı, vekili tarafından da herhangi bir somut zarar talebinin bildirilmediği anlaşılmakla, sabıkasız olan sanık hakkında, müştekinin şikayetçi olması ve doğması muhakkak zararın giderilmediği gerekçe gösterilerek, maddede öngörülen diğer şartlar açısından da bir değerlendirme yapılmaksızın, yazılı şekildeki yetersiz gerekçeyle 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bozma üzerine mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Dairemizin 09.10.2013 tarihli bozma ilamı üzerine, katılan vekilinin meşruhatlı davetiye ile duruşmaya çağrılıp, bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan yokluğunda yargılamaya devamla karar verilmesi,
2) Hükmün gerekçe kısmında, sanık hakkında ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmadığı belirtildiği halde, hüküm fıkrasında, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması,
3) Katılanın bozma öncesi ve sonrasında duruşmada alınan beyanının bulunmadığı, vekili tarafından da herhangi bir somut zarar talebinin bildirilmediği anlaşılmakla, sabıkasız olan sanık hakkında, müştekinin şikayetçi olması ve doğması muhakkak zararın giderilmediği gerekçe gösterilerek, maddede öngörülen diğer şartlar açısından da bir değerlendirme yapılmaksızın, yazılı şekildeki yetersiz gerekçeyle 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.