Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/6575 K.2012/9533
Kasten yaralama suçundan sanık ...’in,5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2-3-a,29,52/2.maddeleri gereğince 1800 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Karacabey Sulh Ceza Mahkemesinin 02.06.2010 tarihli ve 2009/596 esas,2010/650 sayılı kararını müteakip,sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlediği gerekçesiyle dosya ele alınarak hükmün açıklanmasına,sanığın 5237 sayılı Kanunun 86/2-3-a,29,52/2.maddeleri uyarınca 1800 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı mahkemenin 01.06.2011 tarihli ve 2009/596 esas,2010/650 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 24.11.2011 tarih ve 2011/14843-59788 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 31.01.2012 tarih ve 2011/404762 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11.maddesinde düzenlenen “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde,mahkeme hükmü açıklar.Ancak mahkeme,kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek;cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine Ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.”şeklindeki hükme göre,mahkemenin duruşma açarak sanığın hukuki durumunu değerlendirmesi gerekirken,evrak üzerinde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden Karacabey Sulh Ceza Mahkemesinin 01.06.2011 ... ve 2009/596-2010/650 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK' nun 309. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine,dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11.maddesinde düzenlenen “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde,mahkeme hükmü açıklar.Ancak mahkeme,kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek;cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine Ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.”şeklindeki hükme göre,mahkemenin duruşma açarak sanığın hukuki durumunu değerlendirmesi gerekirken,evrak üzerinde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden Karacabey Sulh Ceza Mahkemesinin 01.06.2011 ... ve 2009/596-2010/650 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK' nun 309. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine,dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.