Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/28686 K.2012/42455
Özet: Uyuşmazlık konusu, orman idaresinin katılım talebi ve sanığın mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarıdır; Mahkeme, 16.01.2012 tarihli bozma kararını kaldırarak, sanığın mahkumiyetini ve düşmesini bozmamış, ancak zamanaşımı nedeniyle ceza yerine idari para cezası verilmeyeceğini belirlemiş ve emvalin satış bedelinin sanığa iadesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet ve düşme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 16.01.2012 tarih 2010/10039 esas 2012/1017 karar sayılı bozma ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 14.03.2012 tarih 2009/ 135132-03 sayılı itiraznamesi ile, CMK'nin 237. maddesi uyarınca “ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp, reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkca belirtilmişse incelenip, karara bağlanır” hükmünün yanı sıra, müşteki orman idaresi vekilinin 08.05.2007 tarihli dilekçesi ile davaya katılma talebinde bulunduğu, mahkemenin verdiği düşme ve mahkumiyet kararının suç vasfına yönelik bozma taleplerini içeren temyiz dilekçesinin usulüne uygun olarak karara bağlanmayan katılma isteği hususunda da Yüksek Yargıtay tarafından bir karar verilmesi talebini de içerdiği belirtilmek suretiyle Dairemiz bozma ilamının kaldırılarak, orman idaresinin katılma talebi hususunda karar verilmesi ve esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılması talebiyle Yüksek Yargıtay Birinci Başkanlığına dosyanın gönderilmesinden sonra 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 16.01.2012 tarih 2010/10039 Esas 2012/1017 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
13.02.2009 tarihli hakim havalesi taşıyan dilekçesi ile orman idaresi vekilinin temyiz isteminde bulunması nedeniyle TCK'nin 260/1. maddesine göre suçtan zarar gören orman idaresinin hükmü temyizde hakkı bulunduğu gözetilerek, şikayetçi idare vekilinin katılma niteliğindeki bu talebi ile ilgili olarak CMK'nin 237/2. maddesi hükmü uyarınca şikayetçi orman idaresinin katılan, vekili Av. .......,in katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın 6831 sayılı Yasanın 93/1.2. maddesi hükmü uyarınca tayin olunan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin ve katılan idare vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
Sanığın 6831 sayılı Yasanın 91/5. maddesi uyarınca tayin olunan kamu davasının düşürülmesine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının suç vasfına ilişkin olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
Hükümden sonra 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 Sayılı Kanunla 6831 Sayılı Orman Kanununun 91/5. maddesine getirilen değişikliğe göre sanıklara yüklenen fiilin gerektirdiği cezanın kanunda belirtilen türü ve üst sınırına göre davanın 5326 Sayılı Kanunun 20.maddesine göre soruşturma zamanaşımına tabi bulunmakla;
Suç tarihi olan 06.07.2006 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 Sayılı Yasanın 20. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan idare vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5236 Sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, yedieminde mevcut baltanın satış bedelinin sanığa iadesine, emvalin satış bedelinin istirdadı kabil olmak üzere katılan idareye bırakılmasına, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet ve düşme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 16.01.2012 tarih 2010/10039 esas 2012/1017 karar sayılı bozma ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 14.03.2012 tarih 2009/ 135132-03 sayılı itiraznamesi ile, CMK'nin 237. maddesi uyarınca “ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp, reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkca belirtilmişse incelenip, karara bağlanır” hükmünün yanı sıra, müşteki orman idaresi vekilinin 08.05.2007 tarihli dilekçesi ile davaya katılma talebinde bulunduğu, mahkemenin verdiği düşme ve mahkumiyet kararının suç vasfına yönelik bozma taleplerini içeren temyiz dilekçesinin usulüne uygun olarak karara bağlanmayan katılma isteği hususunda da Yüksek Yargıtay tarafından bir karar verilmesi talebini de içerdiği belirtilmek suretiyle Dairemiz bozma ilamının kaldırılarak, orman idaresinin katılma talebi hususunda karar verilmesi ve esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılması talebiyle Yüksek Yargıtay Birinci Başkanlığına dosyanın gönderilmesinden sonra 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 16.01.2012 tarih 2010/10039 Esas 2012/1017 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
13.02.2009 tarihli hakim havalesi taşıyan dilekçesi ile orman idaresi vekilinin temyiz isteminde bulunması nedeniyle TCK'nin 260/1. maddesine göre suçtan zarar gören orman idaresinin hükmü temyizde hakkı bulunduğu gözetilerek, şikayetçi idare vekilinin katılma niteliğindeki bu talebi ile ilgili olarak CMK'nin 237/2. maddesi hükmü uyarınca şikayetçi orman idaresinin katılan, vekili Av. .......,in katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın 6831 sayılı Yasanın 93/1.2. maddesi hükmü uyarınca tayin olunan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin ve katılan idare vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
Sanığın 6831 sayılı Yasanın 91/5. maddesi uyarınca tayin olunan kamu davasının düşürülmesine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının suç vasfına ilişkin olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
Hükümden sonra 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 Sayılı Kanunla 6831 Sayılı Orman Kanununun 91/5. maddesine getirilen değişikliğe göre sanıklara yüklenen fiilin gerektirdiği cezanın kanunda belirtilen türü ve üst sınırına göre davanın 5326 Sayılı Kanunun 20.maddesine göre soruşturma zamanaşımına tabi bulunmakla;
Suç tarihi olan 06.07.2006 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 Sayılı Yasanın 20. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan idare vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5236 Sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, yedieminde mevcut baltanın satış bedelinin sanığa iadesine, emvalin satış bedelinin istirdadı kabil olmak üzere katılan idareye bırakılmasına, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.