Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/41522 K.2013/7382
Özet: (1) Uyuşmazlık, mahkemece eksik soruşturma ve delil değerlendirmesi nedeniyle CMK’nin 231. maddesinin şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle sanığın hapis cezasının bozulması talebidir; (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek, sanığın mahkumiyet kararını bozmuş ve ceza miktarını saklı tutarak hükmü iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahkemece CMK'nin 231. maddesiyle ilgili olarak yapılan değerlendirmede, sanığın suç işleme eğilimi hususunda olumsuz bir kanaate varılmış olmasının yanı sıra, katılanın şikayetinin devam etmesine karşın, sanığın aşamalarda katılanın zararını karşılama hususunda bir girişiminin olmaması ve zararının giderildiğine dair dosyada bilgi-belge bulunmamasına göre, CMK'nin 231. maddesi şartları gerçekleşmediğinden tebliğnamenin belirtilen husustaki "bozma" istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Katılan hakkında ... Devlet Hastanesi ortapedi ve göğüs cerrahisi hekimleri tarafından hazırlanan 11.05.2010 tarih 849-960 ve 854-960 sayılı raporlar arasında; katılanda kemik kırığı bulunup bulunmadığı hususunda çelişki bulunması karşısında, bu çelişkinin giderilmesi için ... rapor alınması gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Katılanın "sanığın kendisine tahta sopayla vurduğunu" beyan etmesine karşın, sanığın "yumrukla vurduğunu" belirtmesine göre; yaralanmanın niteliği de göz önüne alınarak, eylemin neyle gerçekleştirildiği araştırılıp, sanık hakkında TCK'nin 6/1-f, 86/3-e maddelerinin tatbik edilip edilmeyeceğinin karar yerinde tartışılmaması,
3) Başlangıcına dair görgü tanığı bulunmayan olayda, sanığın savunmasında; 'önce katılanın kendisine hakaret edip saldırdığını' beyan etmesi karşısında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesine göre, şüpheli kalan bu halden sanığın istifade ettirilerek, hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
4) Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK'nin 53/3. maddesi gereğince kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından 53/1-c maddesi hükmünün hiç uygulanamayacağı ve diğer yetkileri açısından da infaz tamamlanıncaya değin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 53/1-c maddesi hükmünün tümüyle şartla tahliyeye kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahkemece CMK'nin 231. maddesiyle ilgili olarak yapılan değerlendirmede, sanığın suç işleme eğilimi hususunda olumsuz bir kanaate varılmış olmasının yanı sıra, katılanın şikayetinin devam etmesine karşın, sanığın aşamalarda katılanın zararını karşılama hususunda bir girişiminin olmaması ve zararının giderildiğine dair dosyada bilgi-belge bulunmamasına göre, CMK'nin 231. maddesi şartları gerçekleşmediğinden tebliğnamenin belirtilen husustaki "bozma" istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Katılan hakkında ... Devlet Hastanesi ortapedi ve göğüs cerrahisi hekimleri tarafından hazırlanan 11.05.2010 tarih 849-960 ve 854-960 sayılı raporlar arasında; katılanda kemik kırığı bulunup bulunmadığı hususunda çelişki bulunması karşısında, bu çelişkinin giderilmesi için ... rapor alınması gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Katılanın "sanığın kendisine tahta sopayla vurduğunu" beyan etmesine karşın, sanığın "yumrukla vurduğunu" belirtmesine göre; yaralanmanın niteliği de göz önüne alınarak, eylemin neyle gerçekleştirildiği araştırılıp, sanık hakkında TCK'nin 6/1-f, 86/3-e maddelerinin tatbik edilip edilmeyeceğinin karar yerinde tartışılmaması,
3) Başlangıcına dair görgü tanığı bulunmayan olayda, sanığın savunmasında; 'önce katılanın kendisine hakaret edip saldırdığını' beyan etmesi karşısında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesine göre, şüpheli kalan bu halden sanığın istifade ettirilerek, hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
4) Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK'nin 53/3. maddesi gereğince kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından 53/1-c maddesi hükmünün hiç uygulanamayacağı ve diğer yetkileri açısından da infaz tamamlanıncaya değin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 53/1-c maddesi hükmünün tümüyle şartla tahliyeye kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.