Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/22749 K.2011/20037
Özet: Tüm temyiz itirazlarının reddi kararı bozulmuş ve 30/11/2011 tarihli oybirliği ile karar, sanığın 284.731 TL ağır para cezasının ertelenmesi nedeniyle 5 yıllık denetim süresi içinde işlenen suçun vaki sayılmaması ve Tekerrür esasının geçerli olmadığı gerekçesiyle sanığın ve Cumhuriyet Savcısının itirazları bulunduğu için, mahkeme kararını bozmaya karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın yokluğunda karar verilmesine rağmen, kanun yolu kısmında kararın sanığın yüzüne karşı verildiğinin yazılması, gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmiş olması karşısında sonuca etkili görülmemiştir.
Sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında görülen Ilgın Sulh Ceza Mahkemesinin E.2002/181-K.2002/366 sayılı ilamı ile sanığın 765 sayılı TCK'nın 482/3, 647 sayılı yasanın 4, 765 sayılı yasanın 72. maddelerince neticeten 284.731.200 TL ağır para cezasına mahkum edildiği, bu cezanın 647 sayılı yasanın 6. maddesine göre ertelendiği, karar tarihinin 10/10/2002; kesinleşme tarihinin 14/10/2004 olduğu, 765 sayılı yasanın 95/2 maddesine göre 5 yıllık denetim süresi içinde işbu dosyadaki suçun işlediği, dolayısıyla esasen vaki sayılmama durumunun gerçekleşmediği, 5237 sayılı yasanın 58/2-b maddesi uyarınca tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında TCK 58. maddesinin uygulanmaması ve TCK 58/3 maddesi uyarınca sanık hakkında adli para cezasının tercih edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı yasanın 321. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın yokluğunda karar verilmesine rağmen, kanun yolu kısmında kararın sanığın yüzüne karşı verildiğinin yazılması, gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmiş olması karşısında sonuca etkili görülmemiştir.
Sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında görülen Ilgın Sulh Ceza Mahkemesinin E.2002/181-K.2002/366 sayılı ilamı ile sanığın 765 sayılı TCK'nın 482/3, 647 sayılı yasanın 4, 765 sayılı yasanın 72. maddelerince neticeten 284.731.200 TL ağır para cezasına mahkum edildiği, bu cezanın 647 sayılı yasanın 6. maddesine göre ertelendiği, karar tarihinin 10/10/2002; kesinleşme tarihinin 14/10/2004 olduğu, 765 sayılı yasanın 95/2 maddesine göre 5 yıllık denetim süresi içinde işbu dosyadaki suçun işlediği, dolayısıyla esasen vaki sayılmama durumunun gerçekleşmediği, 5237 sayılı yasanın 58/2-b maddesi uyarınca tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında TCK 58. maddesinin uygulanmaması ve TCK 58/3 maddesi uyarınca sanık hakkında adli para cezasının tercih edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı yasanın 321. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.