Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/21834 K.2013/5627
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılanın polise verdiği 09.03.2010 tarihli ifadesinde ''tren istasyonunda sanık ... ve beraat eden sanık ...'ın kendisini darp ettiklerini'', polise verdiği 10.03.2010 tarihli ifadesinde ''sanık ... 'in kendisini dövmediğini aşırı alkollü olduğundan kimin dövdüğünü bilmediğini'' savcılıkta verdiği 15.03.2010 tarihli ifadesinde ''barda iken aralarında daha önce husumet bulunduğundan sanık ... ve beraat eden sanık ...'ın kendisini darp ettiklerini'' mahkemede ise ''sanık ...'in kendisini dışarı çıkarırken yumruk vurduğunu kapıdan çıkarken koluna bir sopa geldiğini vuranı görmediğini, beraat eden sanık ... 'ın ise kendisine vurmadığını ''beyan ettiği, katılanın aşamalarda ifadelerinin birbirini teyit etmediği, tutarlı olmayıp birbiriyle çeliştiği anlaşılmakla, olay tarihinde olay yerinde olup olayı gören tanık olup olmadığı araştırılmadan, katılanın ifadesinde geçen işletme müdürü dinlenmeden, hangi ifadenin neden üstün tutulduğu açıklanmadan sanığın atılı suçu işlediğine dair somut deliller denetime imkan verecek şekilde karar yerinde gösterilmeden, eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 14/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılanın polise verdiği 09.03.2010 tarihli ifadesinde ''tren istasyonunda sanık ... ve beraat eden sanık ...'ın kendisini darp ettiklerini'', polise verdiği 10.03.2010 tarihli ifadesinde ''sanık ... 'in kendisini dövmediğini aşırı alkollü olduğundan kimin dövdüğünü bilmediğini'' savcılıkta verdiği 15.03.2010 tarihli ifadesinde ''barda iken aralarında daha önce husumet bulunduğundan sanık ... ve beraat eden sanık ...'ın kendisini darp ettiklerini'' mahkemede ise ''sanık ...'in kendisini dışarı çıkarırken yumruk vurduğunu kapıdan çıkarken koluna bir sopa geldiğini vuranı görmediğini, beraat eden sanık ... 'ın ise kendisine vurmadığını ''beyan ettiği, katılanın aşamalarda ifadelerinin birbirini teyit etmediği, tutarlı olmayıp birbiriyle çeliştiği anlaşılmakla, olay tarihinde olay yerinde olup olayı gören tanık olup olmadığı araştırılmadan, katılanın ifadesinde geçen işletme müdürü dinlenmeden, hangi ifadenin neden üstün tutulduğu açıklanmadan sanığın atılı suçu işlediğine dair somut deliller denetime imkan verecek şekilde karar yerinde gösterilmeden, eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 14/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.