Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/20403 K.2012/26546
Özet: Tüzük ilgili işin mahkemesi, taraflarının temyiz itirazlarını reddederek, sanıkların yaşamsal tehlike oluşturacak şekilde yaralama suçunu işlediğini kabul eder, 5237 sayılı TCK’nın 87/3 ve 87/1 müeyyen maddeleri uyarınca en ağır cezayı öngörür ve kararını 15.08.2023 tarihinde oybirliğiyle onaylayarak onaylar.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyetlerine Dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükme esas alınan ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 06.10.2008 tarihli raporunda; mağdurda oluşan “sol temporalde yaklaşık 1 cm uzunluğunda cilt altına nafiz künt travmatik yara ve sağ kaş üzerinde yaklaşık 1 cm uzunluğunda cilde nafiz künt travmatik yara mevcut olduğu, çekilen grafilerinde sol temporobazal lineer fraktür tespit edildiği, BBT'de sol temprobazal lineer fraktür, sol temporal milimetrik hemorajik kontüzyon ve parankimal ödem bulunduğu, yaralanmanın yaşamını tehlikeye soktuğunun ve kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4) derecede olduğunun” belirtilmesine göre, sanıkların eylemi sonucu mağdurda hem kemik kırığı hem de yaşamsal tehlike oluştuğu, 5237 sayılı TCK’nın 87/3 ve 87/1-d maddelerinde farklı ceza yaptırımlarına bağlanan iki farklı sonuç karşısında 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi uyarınca sanıkların en ağır cezayı gerektiren yaşamsal tehlike oluşturacak şekilde yaralama fiilinden cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan kabulle yazı şekilde hüküm kurulması temyiz edenlerin sıfatı dikkate alınarak aleyhe bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyetlerine Dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükme esas alınan ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 06.10.2008 tarihli raporunda; mağdurda oluşan “sol temporalde yaklaşık 1 cm uzunluğunda cilt altına nafiz künt travmatik yara ve sağ kaş üzerinde yaklaşık 1 cm uzunluğunda cilde nafiz künt travmatik yara mevcut olduğu, çekilen grafilerinde sol temporobazal lineer fraktür tespit edildiği, BBT'de sol temprobazal lineer fraktür, sol temporal milimetrik hemorajik kontüzyon ve parankimal ödem bulunduğu, yaralanmanın yaşamını tehlikeye soktuğunun ve kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4) derecede olduğunun” belirtilmesine göre, sanıkların eylemi sonucu mağdurda hem kemik kırığı hem de yaşamsal tehlike oluştuğu, 5237 sayılı TCK’nın 87/3 ve 87/1-d maddelerinde farklı ceza yaptırımlarına bağlanan iki farklı sonuç karşısında 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi uyarınca sanıkların en ağır cezayı gerektiren yaşamsal tehlike oluşturacak şekilde yaralama fiilinden cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan kabulle yazı şekilde hüküm kurulması temyiz edenlerin sıfatı dikkate alınarak aleyhe bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.