Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/16498 K.2012/30782
Özet: Çocuk Mahkemesi, TCK 61. ve 87/1.d maddelerinde belirtilen hapis cezası hükmünü ihmal ve yanlış uygulama nedeniyle, sanık müdafisinin temyiz itirazlarını kabul ederek, 5320 sayılı Kanun 8/1. madde ve 1412 sayılı CMUK 321. madde uyarınca hükmü bozup 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle yeni karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Müşteki sanık ... müdafiinin temyizinin "sanık müdafii" sıfatıyla yapılmış olması, aleyhe temyiz içermemesi sebebiyle, temyiz incelemesi sadece sanık ... hakkındaki hükümle ilgili olarak yapılmıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) TCK'nin 61. maddeye göre temel hapis cezası belirlenmeden TCK'nin 87/1-d-son maddeleri ile hapis cezasının tayin olunması,
2-) Uygulama maddesinin TCK'nin "87/1.d" yerine, yazılı şekilde yanlış gösterilmesi,
3) Gerek Ceza Genel Kurulunun, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemeyen durumlarda, şüpheli kalan bu halden sanığın yararlandırılması suretiyle yaralama eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkemece ilk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığının belirlenemediği kabul edildiği halde sanık ... lehine haksız tahrik hükmünün uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Müşteki sanık ... müdafiinin temyizinin "sanık müdafii" sıfatıyla yapılmış olması, aleyhe temyiz içermemesi sebebiyle, temyiz incelemesi sadece sanık ... hakkındaki hükümle ilgili olarak yapılmıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) TCK'nin 61. maddeye göre temel hapis cezası belirlenmeden TCK'nin 87/1-d-son maddeleri ile hapis cezasının tayin olunması,
2-) Uygulama maddesinin TCK'nin "87/1.d" yerine, yazılı şekilde yanlış gösterilmesi,
3) Gerek Ceza Genel Kurulunun, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemeyen durumlarda, şüpheli kalan bu halden sanığın yararlandırılması suretiyle yaralama eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkemece ilk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığının belirlenemediği kabul edildiği halde sanık ... lehine haksız tahrik hükmünün uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.