Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/12495 K.2011/19246
Özet: Bu durumda, Asliye Ceza Mahkemesi, 5395 sayılı yasanın 25/1 maddesine aykırı belirtilen duruşma prosedürleriyle ilgili temyiz başvurularını kabul ederek, sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin yargı kararını 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesiyle, 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca bozmayı kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine, cezasının teciline dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
5395 sayılı yasanın 25/1 maddesine aykırı olarak duruşmalarda Cumhuriyet Savcısının bulundurulması, sanıkların 18 yaşını doldurmaları nedeniyle telafisi mümkün görülmediğinden tebliğnamedeki 1 nolu, yargılama safhasında sanık ...'un 18 yaşını doldurmadığından duruşmaların gizli yapılmasında isabetsizlik bulunmadığından 3 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak;
1-Sanıkların sabıkasız olması, mağdurun zararının belirlenmemiş olması ve yeniden suç işlemeyeceğine kanaat getirilerek cezalarının tecil edilmiş olmasına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 tarih ve 2009/250-13 sayılı kararı doğrultusunda, olay nedeniyle mağdurun uğradığı maddi zararların basit bir araştırmayla belirlenip, sanıklardan bu zararları ödeyip ödemeyecekleri sorularak sonucuna göre CMK'nun 231. maddesinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Sanık ... müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasını istemiş olmakla, TCK'nun 59 ve 647 sayılı yasanın 5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hakkında bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.11. 2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine, cezasının teciline dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
5395 sayılı yasanın 25/1 maddesine aykırı olarak duruşmalarda Cumhuriyet Savcısının bulundurulması, sanıkların 18 yaşını doldurmaları nedeniyle telafisi mümkün görülmediğinden tebliğnamedeki 1 nolu, yargılama safhasında sanık ...'un 18 yaşını doldurmadığından duruşmaların gizli yapılmasında isabetsizlik bulunmadığından 3 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak;
1-Sanıkların sabıkasız olması, mağdurun zararının belirlenmemiş olması ve yeniden suç işlemeyeceğine kanaat getirilerek cezalarının tecil edilmiş olmasına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 tarih ve 2009/250-13 sayılı kararı doğrultusunda, olay nedeniyle mağdurun uğradığı maddi zararların basit bir araştırmayla belirlenip, sanıklardan bu zararları ödeyip ödemeyecekleri sorularak sonucuna göre CMK'nun 231. maddesinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Sanık ... müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasını istemiş olmakla, TCK'nun 59 ve 647 sayılı yasanın 5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hakkında bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.11. 2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.