Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/1040 K.2010/21792
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın beraatine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen orman yüksek mühendisi bilirkişinin raporunda; sahada orman ve arazi kadastrosu yapılmadığının; yerin memleket ve amenajman haritalarında orman alanları içinde kaldığının, yapılan uygulama sonucunda ibraz edilen tapu kaydının suça konu araziyi kapsadığının belirtilmesine karşılık fen bilirkişinin raporunda mahalli bilirkişinin beyanı ile tapu kayıtları hudutlarının birbirini tutmadığının ifade edilmesine göre mahallinde zabıt mümziinin de gösterimiyle yeniden keşif yapılarak suça konu yerin tapu kapsamında kalıp kalmadığı hususunda oluşan çelişkinin gedirilmesinden; tapunun hukuki geçerliliğini koruyup korumadığının araştırılıp sanığın dayandığı tapunun alanının 919 m2 olmasına karşılık suça konu sahanın 2475 m2 olması ve suç tutanağı eki krokide üç hududunun orman olarak görünmesine göre ormana tecavüzünün olup olmadığının kesin bir şekilde tesbitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmeden çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idare ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın beraatine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen orman yüksek mühendisi bilirkişinin raporunda; sahada orman ve arazi kadastrosu yapılmadığının; yerin memleket ve amenajman haritalarında orman alanları içinde kaldığının, yapılan uygulama sonucunda ibraz edilen tapu kaydının suça konu araziyi kapsadığının belirtilmesine karşılık fen bilirkişinin raporunda mahalli bilirkişinin beyanı ile tapu kayıtları hudutlarının birbirini tutmadığının ifade edilmesine göre mahallinde zabıt mümziinin de gösterimiyle yeniden keşif yapılarak suça konu yerin tapu kapsamında kalıp kalmadığı hususunda oluşan çelişkinin gedirilmesinden; tapunun hukuki geçerliliğini koruyup korumadığının araştırılıp sanığın dayandığı tapunun alanının 919 m2 olmasına karşılık suça konu sahanın 2475 m2 olması ve suç tutanağı eki krokide üç hududunun orman olarak görünmesine göre ormana tecavüzünün olup olmadığının kesin bir şekilde tesbitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmeden çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idare ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.