Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/5534 K.2012/3718
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların kasten yaralama suçundan beraat veya mahkumiyet kararlarına ilişkin temyiz talepleridir; (2) Mahkeme, temyiz taleplerini reddederek, ilgili sanıkların beraat ve mahkumiyet kararlarını onaylamış, ancak hatalı kabul edilen bazı kararları bozarak yeni kararlar çıkarmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: ...'in beraatine, diğer sanıkların mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
A-) Sanık ... ...'un mağdur ...'e karşı kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair yokluğunda verilen hükmün 29.03.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve hükmün süresinde temyiz edildiği anlaşıldığından yapılan incelemede;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle, hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-b maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK'nun 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteğinin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
B-) Mağdur ... ... ...'a karşı kasten yaralama suçundan sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
İddianamenin kabul kararı okunmamış ise de, iddianame ve ekleri okunmak suretiyle sanıkların sorgusunun yapılması karşısında bu eksiklik savunmayı kısıtlayacak nitelikte olmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, yine suçta kullanılan iyiniyetli üçüncü kişiye ait olmayan suç eşyası hakkında zamanaşımı süresince müsadere kararı alınabileceğinden müsadere talebi hususunda bir karar verilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Sanıklar ... ve ... arasında menfaat çatışması olmasına rağmen her iki sanığın da aynı müdafii tarafından savunulması,
2-) Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yerin belirtilmemesi suretiyle CMK'nun 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
3-) Mağdur ... ...'in soruşturma aşamasında kendisini bıçakla yaralayan kişi olarak sanık ...'i teşhis etmesi, sanık ...'ın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde olay yerinde bulunmadığını savunması, diğer sanık ...'ın soruşturma aşamasında ... ...'i bıçakla sanık ...'in yaraladığını beyan etmesi, soruşturma aşamasında dinlenen tanıkların hiç birisinin olay yerinde sanık ...'ı gördüklerine dair bir beyanlarının olmaması karşısında, sanık ...'ın kovuşturma aşamasında işlemediği bu suçu üstlendiği açık olmasına rağmen mahkemece hatalı kabul ile sanık ...'ın beraati yerine mahkumiyetine, sanık ...'in mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 07.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: ...'in beraatine, diğer sanıkların mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
A-) Sanık ... ...'un mağdur ...'e karşı kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair yokluğunda verilen hükmün 29.03.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve hükmün süresinde temyiz edildiği anlaşıldığından yapılan incelemede;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle, hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-b maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK'nun 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteğinin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
B-) Mağdur ... ... ...'a karşı kasten yaralama suçundan sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
İddianamenin kabul kararı okunmamış ise de, iddianame ve ekleri okunmak suretiyle sanıkların sorgusunun yapılması karşısında bu eksiklik savunmayı kısıtlayacak nitelikte olmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, yine suçta kullanılan iyiniyetli üçüncü kişiye ait olmayan suç eşyası hakkında zamanaşımı süresince müsadere kararı alınabileceğinden müsadere talebi hususunda bir karar verilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Sanıklar ... ve ... arasında menfaat çatışması olmasına rağmen her iki sanığın da aynı müdafii tarafından savunulması,
2-) Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yerin belirtilmemesi suretiyle CMK'nun 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
3-) Mağdur ... ...'in soruşturma aşamasında kendisini bıçakla yaralayan kişi olarak sanık ...'i teşhis etmesi, sanık ...'ın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde olay yerinde bulunmadığını savunması, diğer sanık ...'ın soruşturma aşamasında ... ...'i bıçakla sanık ...'in yaraladığını beyan etmesi, soruşturma aşamasında dinlenen tanıkların hiç birisinin olay yerinde sanık ...'ı gördüklerine dair bir beyanlarının olmaması karşısında, sanık ...'ın kovuşturma aşamasında işlemediği bu suçu üstlendiği açık olmasına rağmen mahkemece hatalı kabul ile sanık ...'ın beraati yerine mahkumiyetine, sanık ...'in mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 07.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.