Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/18321 K.2011/1802
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Bozma
Uyuşmazlık
Katılanın yaralanma derecesine ilişkin raporların eksikliği ve sanığa verilen cezanın infaz biçiminin kanuna aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması istenmiştir.
Kaynak pasajlar (4)
- Tayin edilen cezanın tür ve miktarına, 5237 sayılı Kanunun 50/5. maddesine göre; hükmün 14.7.2004 ... ve 5219 sayılı Kanunun 3/b maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK. 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından katılan sanık müdafinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
- A- Katılan ... hakkında Aydın Devlet Hastanesince tanzım olunan 21.07.2004 tarihli raporda sol humerus kemiğinde kırık meydana geldiği, bu nedenle yaşamının tehlikeye maruz kalmayıp, 25 ... iş ve gücüne engel teşkil edeceğinin belirtilmiş olmasına göre, katılana ait tüm geçici ve kati doktor raporları en yakın ATK ‘na gönderilerek 5237 sayılı TCK’nın 87/3 maddesindeki ölçütlere uygun raporunun aldırılması ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi hükmü uyarınca önceki 765 sayılı TCK ve sonraki 5237 sayılı TCK’nın (5237 sayılı yasanın 87/3 maddesindeki 5560 sayılı yasa değişikliği öncesi ve sonrası da nazara alınarak) tüm hükümlerinin somut olaya dair uygulaması hükmün gerekçesinde denetime elverecek şekilde gösterilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
- B- 5237 sayılı TCK’da geçmişteki para cezalarına dair ilamların aynen infazına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, aynı Kanunun 51/7. maddesinde belirtilen erteli cezanın aynen infazına dair düzenlemenin ancak erteli hapis cezaları hakkında uygulanabileceği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
- Bozmayı gerektirmiş katılan ve sanık vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Gerekçe
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, katılanın yaralanma durumuna ilişkin raporların TCK'nın 87/3 maddesindeki ölçütlere uygun olarak ATK'dan alınmamasını ve erteli hapis cezalarının aynen infazına dair düzenlemenin para cezalarına uygulanamayacağını tespit etmiştir. Mahkeme, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi için raporların tamamlanması ve kanun hükümlerinin denetlenebilir şekilde gerekçelendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Kaynak pasajlar (3)
- A- Katılan ... hakkında Aydın Devlet Hastanesince tanzım olunan 21.07.2004 tarihli raporda sol humerus kemiğinde kırık meydana geldiği, bu nedenle yaşamının tehlikeye maruz kalmayıp, 25 ... iş ve gücüne engel teşkil edeceğinin belirtilmiş olmasına göre, katılana ait tüm geçici ve kati doktor raporları en yakın ATK ‘na gönderilerek 5237 sayılı TCK’nın 87/3 maddesindeki ölçütlere uygun raporunun aldırılması ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi hükmü uyarınca önceki 765 sayılı TCK ve sonraki 5237 sayılı TCK’nın (5237 sayılı yasanın 87/3 maddesindeki 5560 sayılı yasa değişikliği öncesi ve sonrası da nazara alınarak) tüm hükümlerinin somut olaya dair uygulaması hükmün gerekçesinde denetime elverecek şekilde gösterilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
- B- 5237 sayılı TCK’da geçmişteki para cezalarına dair ilamların aynen infazına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, aynı Kanunun 51/7. maddesinde belirtilen erteli cezanın aynen infazına dair düzenlemenin ancak erteli hapis cezaları hakkında uygulanabileceği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
- Bozmayı gerektirmiş katılan ve sanık vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sonuç
Katılan ve sanık vekilleri, yerel mahkemenin mahkumiyet hükmüne karşı temyiz başvurularında bulunmuştur. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, eksik rapor tanzimi ve hatalı infaz düzenlemesi gerekçeleriyle hükmü bozmuştur.
Kaynak pasajlar (5)
- Tayin edilen cezanın tür ve miktarına, 5237 sayılı Kanunun 50/5. maddesine göre; hükmün 14.7.2004 ... ve 5219 sayılı Kanunun 3/b maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK. 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından katılan sanık müdafinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
- 2- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
- A- Katılan ... hakkında Aydın Devlet Hastanesince tanzım olunan 21.07.2004 tarihli raporda sol humerus kemiğinde kırık meydana geldiği, bu nedenle yaşamının tehlikeye maruz kalmayıp, 25 ... iş ve gücüne engel teşkil edeceğinin belirtilmiş olmasına göre, katılana ait tüm geçici ve kati doktor raporları en yakın ATK ‘na gönderilerek 5237 sayılı TCK’nın 87/3 maddesindeki ölçütlere uygun raporunun aldırılması ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi hükmü uyarınca önceki 765 sayılı TCK ve sonraki 5237 sayılı TCK’nın (5237 sayılı yasanın 87/3 maddesindeki 5560 sayılı yasa değişikliği öncesi ve sonrası da nazara alınarak) tüm hükümlerinin somut olaya dair uygulaması hükmün gerekçesinde denetime elverecek şekilde gösterilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
- B- 5237 sayılı TCK’da geçmişteki para cezalarına dair ilamların aynen infazına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, aynı Kanunun 51/7. maddesinde belirtilen erteli cezanın aynen infazına dair düzenlemenin ancak erteli hapis cezaları hakkında uygulanabileceği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
- Bozmayı gerektirmiş katılan ve sanık vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dayanak
5237 sayılı Kanun m. 50/55219 sayılı Kanun m. 3/b1412 sayılı CMUK m. 305/15320 sayılı Kanun m. 8/1CMUK m. 3175237 sayılı TCK m. 87/35252 sayılı yasa m. 9/35237 sayılı TCK m. 51/7
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Katılan Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına, 5237 sayılı Kanunun 50/5. maddesine göre; hükmün 14.7.2004 ... ve 5219 sayılı Kanunun 3/b maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK. 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından katılan sanık müdafinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine ancak;
A- Katılan ... hakkında Aydın Devlet Hastanesince tanzım olunan 21.07.2004 tarihli raporda sol humerus kemiğinde kırık meydana geldiği, bu nedenle yaşamının tehlikeye maruz kalmayıp, 25 ... iş ve gücüne engel teşkil edeceğinin belirtilmiş olmasına göre, katılana ait tüm geçici ve kati doktor raporları en yakın ATK ‘na gönderilerek 5237 sayılı TCK’nın 87/3 maddesindeki ölçütlere uygun raporunun aldırılması ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi hükmü uyarınca önceki 765 sayılı TCK ve sonraki 5237 sayılı TCK’nın (5237 sayılı yasanın 87/3 maddesindeki 5560 sayılı yasa değişikliği öncesi ve sonrası da nazara alınarak) tüm hükümlerinin somut olaya dair uygulaması hükmün gerekçesinde denetime elverecek şekilde gösterilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
B- 5237 sayılı TCK’da geçmişteki para cezalarına dair ilamların aynen infazına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, aynı Kanunun 51/7. maddesinde belirtilen erteli cezanın aynen infazına dair düzenlemenin ancak erteli hapis cezaları hakkında uygulanabileceği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş katılan ve sanık vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Katılan Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına, 5237 sayılı Kanunun 50/5. maddesine göre; hükmün 14.7.2004 ... ve 5219 sayılı Kanunun 3/b maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK. 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından katılan sanık müdafinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine ancak;
A- Katılan ... hakkında Aydın Devlet Hastanesince tanzım olunan 21.07.2004 tarihli raporda sol humerus kemiğinde kırık meydana geldiği, bu nedenle yaşamının tehlikeye maruz kalmayıp, 25 ... iş ve gücüne engel teşkil edeceğinin belirtilmiş olmasına göre, katılana ait tüm geçici ve kati doktor raporları en yakın ATK ‘na gönderilerek 5237 sayılı TCK’nın 87/3 maddesindeki ölçütlere uygun raporunun aldırılması ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi hükmü uyarınca önceki 765 sayılı TCK ve sonraki 5237 sayılı TCK’nın (5237 sayılı yasanın 87/3 maddesindeki 5560 sayılı yasa değişikliği öncesi ve sonrası da nazara alınarak) tüm hükümlerinin somut olaya dair uygulaması hükmün gerekçesinde denetime elverecek şekilde gösterilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
B- 5237 sayılı TCK’da geçmişteki para cezalarına dair ilamların aynen infazına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, aynı Kanunun 51/7. maddesinde belirtilen erteli cezanın aynen infazına dair düzenlemenin ancak erteli hapis cezaları hakkında uygulanabileceği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş katılan ve sanık vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.