Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/17578 K.2012/4947
Özet: (1) Uyuşmazlık, mahkemece verilen hapis cezasının infazı sırasında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi gereğince şartlı tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmaması nedeniyle hukuki eksiklikten kaynaklanmaktadır. (2) Mahkeme, sanıkların hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar vererek, ilgili hükümdeki hatayı düzeltmiş ve temyiz itirazlarını bozarak kararı onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
A-Sanık ... yönünden yapılan incelemede:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısmının “5237 sayılı TCK’nın 53/1-a, b, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3 maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık ... yönünden yapılan incelemede:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak;
1) 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
2) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında kanunun 108. maddesinin 4,5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
3) Sanığın adli sicil kaydında bulunan uyuşturucu madde bulundurmak suçundan almış olduğu tecilli cezanın 5560 sayılı yasa ile değişik 5237 sayılı TCK 191. maddesi gereğince lehe değerlendirme ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine dönüşmesi mümkün olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede:
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
A-Sanık ... yönünden yapılan incelemede:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısmının “5237 sayılı TCK’nın 53/1-a, b, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3 maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık ... yönünden yapılan incelemede:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak;
1) 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
2) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında kanunun 108. maddesinin 4,5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
3) Sanığın adli sicil kaydında bulunan uyuşturucu madde bulundurmak suçundan almış olduğu tecilli cezanın 5560 sayılı yasa ile değişik 5237 sayılı TCK 191. maddesi gereğince lehe değerlendirme ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine dönüşmesi mümkün olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede:
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.