Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/17085 K.2011/19857
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/1‑c maddesine aykırı olarak alt soy üzerindeki haklarından dolayı koşullu salıverilme yerine cezanın infazının tamamlanmasına karar verilmesi ve tekerrüre esas alınan hükmün doğrudan ağır para cezasından ibaret olması konularında temyiz başvurusu üzerineydi. (2) Mahkeme, sanığın haklarının korunması adına 53/1‑c maddesinin uygulanmasını bozarak, alt soy üzerindeki hakların koşullu salıverilme tarihine kadar sürdürülmesini ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirini uygulamaya karar vererek hükmü düzeltti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Çehrede sabit iz bırakan yaralanmanın etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek olması karşısında temel cezalandırma maddesinin TCK’nun 86/1. maddesi olarak gösterilmesi neticeye etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
a) Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak 1. fıkranın (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihi yerine cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
B) Tekerrüre esas alınan hükmün, doğrudan hükmedilen ağır para cezasından ibaret kesin olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK. 322. maddesi gereğince; hüküm fıkrasında yer alan TCK.nun 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin cümlenin sonuna, "5237 sayılı yasanın 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yasaklamanın aynı yasanın 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından şartla tahliye tarihine kadar sürdürülmesine" denilmek suretiyle ve “Sanığın.... hakkında cezasının TCK'nun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” dair parağrafın hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Çehrede sabit iz bırakan yaralanmanın etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek olması karşısında temel cezalandırma maddesinin TCK’nun 86/1. maddesi olarak gösterilmesi neticeye etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
a) Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak 1. fıkranın (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihi yerine cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
B) Tekerrüre esas alınan hükmün, doğrudan hükmedilen ağır para cezasından ibaret kesin olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK. 322. maddesi gereğince; hüküm fıkrasında yer alan TCK.nun 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin cümlenin sonuna, "5237 sayılı yasanın 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yasaklamanın aynı yasanın 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından şartla tahliye tarihine kadar sürdürülmesine" denilmek suretiyle ve “Sanığın.... hakkında cezasının TCK'nun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” dair parağrafın hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.