Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/11090 K.2010/524
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın bir taşınmazı kullandığı iddiasıyla ilgili keşif tutanağının geçerliliği ve tanık ifadelerinin eksikliği üzerine yapılan temyiz başvurusudur. Mahkeme, 28.01.2010 tarihli kararla sanığın beraatini bozarak kararını iptal etmiş ve yeniden yargılama talep etmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın beraatine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1-15.5.2003 tarihinde yapılan keşifte dinlenen ...'in yeminli beyanında; suça konu yeri sanık ...'in kullandığını, bildirdiği halde yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine yapılan yargılama sırasında 5.6.2006 tarihinde yapılan keşifte alınan yeminli beyanında ise suç konusu yerin kendisine uzaktan gösterilmesi üzerine, bu yerin ...'e ait olduğunu, onun ölümünden sonra da bu şahsın oğlu ... tarafından kullanıldığını, sanık ...'in 1979 yılında köyden göç ettiğini ve köyde sanığın kullandığı arazi bulunmadığını söylediğini ancak keşif zaptına neden bu şekilde yazıldığını bilmediğini ifade etmesine, mahkemece düzenlenen 15.5.2003 tarihli keşif tutanağının 5271 sayılı CMK.nun 222. maddesi gereğince yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilecek belge niteliğinde olduğundan keşif zaptını düzenleyen ve imzalayan zabıt mümzilerinin ifadelerine başvurularak tanık ...'in ifadesinin 15.5.2003 tarihli keşif zaptına farklı olarak yazılıp yazılmadığı sorulup ayrıca suça, konu taşınmazın bulunduğu yerde suç tarihinde görevli bulunan köy muhtarı, ihtiyar heyeti azaları, köy bekçisi varsa komşu taşınmaz sahipleri dinlenerek suç yerinin kimin tarafından kullanıldığı suç tarihinde ve halen kimin zilyet ve tasarrufunda bulunduğu kesin olarak tesbit edilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Duruşmada ve keşifte dinlenen tanıklar ... ile ...'e tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 48. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın beraatine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1-15.5.2003 tarihinde yapılan keşifte dinlenen ...'in yeminli beyanında; suça konu yeri sanık ...'in kullandığını, bildirdiği halde yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine yapılan yargılama sırasında 5.6.2006 tarihinde yapılan keşifte alınan yeminli beyanında ise suç konusu yerin kendisine uzaktan gösterilmesi üzerine, bu yerin ...'e ait olduğunu, onun ölümünden sonra da bu şahsın oğlu ... tarafından kullanıldığını, sanık ...'in 1979 yılında köyden göç ettiğini ve köyde sanığın kullandığı arazi bulunmadığını söylediğini ancak keşif zaptına neden bu şekilde yazıldığını bilmediğini ifade etmesine, mahkemece düzenlenen 15.5.2003 tarihli keşif tutanağının 5271 sayılı CMK.nun 222. maddesi gereğince yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilecek belge niteliğinde olduğundan keşif zaptını düzenleyen ve imzalayan zabıt mümzilerinin ifadelerine başvurularak tanık ...'in ifadesinin 15.5.2003 tarihli keşif zaptına farklı olarak yazılıp yazılmadığı sorulup ayrıca suça, konu taşınmazın bulunduğu yerde suç tarihinde görevli bulunan köy muhtarı, ihtiyar heyeti azaları, köy bekçisi varsa komşu taşınmaz sahipleri dinlenerek suç yerinin kimin tarafından kullanıldığı suç tarihinde ve halen kimin zilyet ve tasarrufunda bulunduğu kesin olarak tesbit edilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Duruşmada ve keşifte dinlenen tanıklar ... ile ...'e tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 48. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.