Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/5480 K.2011/8030
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın orman alanı tescil harici bırakılan bir arazi üzerinde suç işlediği iddiasıdır; mahkeme, keşif tutanağının eksikliği ve bilirkişi raporlarının yetersizliğine dayanarak kararın bozulmasını talep etmiştir. Mahkeme, bu gerekçelerle 09.2011 tarihli oybirliği kararıyla hükmü bozmuş ve yeni bir inceleme yapılmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın beraatine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1- Hükme esas alınan ve duruşma tutanağının devamı niteliğinde olan keşif tutanağının, keşfe iştirak eden hakim tarafından imzalanmaması suretiyle CMK 219. maddesine muhalefet edilmesi,
2-Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişilerin raporunda dava konusu yerin tapulama çalışmalarında tescil harici bırakılan alanda kaldığını belirtmelerine, orman mühendisi bilirkişi tarafından sadece memleket haritası tatbik edilerek yerin teknik özelliklerinin değerlendirilmemiş olmasına, davanın dayanağını oluşturan suç tutanağında yerine 26 nolu orman bölmesinde kaldığının, yer yer ... köklerinin sökülerek ... yapıldığının yazılı olup tutanak eki krokiye göre yerin üç yönden ormanla çevrili olduğunun anlaşılmasına göre mahallinde konusunda uzman orman mühendisleri ve harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti vasıtasıyla ve zabıt mümziinin yer gösterimiyle yeniden keşif yapılıp dava konusu yere ait celbedilecek hava fotoğrafları ile en eski tarihli memleket ve amenejman haritalarının birlikte tatbiki suretiyle suça konu yerin orman olup olmadığı, geçmiş zaman süresi içinde ... yapısı itibariyle ormandan kazanılıp kazanılmadığı, halihazır durumu itibariyle bitki örtüsü tahrip edilmiş olsa bile salt toprağın orman sayılması gerekeceği, muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığı, eğimi, orman içi açıklık niteliğinde bulunup bulunmadığı, buna göre orman sayılan yerden olup olmadığı kesin olarak tesbit edilip arazi kadastrosunda hangi vasıfla tescil harici bırakıldığı da belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09.....2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın beraatine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1- Hükme esas alınan ve duruşma tutanağının devamı niteliğinde olan keşif tutanağının, keşfe iştirak eden hakim tarafından imzalanmaması suretiyle CMK 219. maddesine muhalefet edilmesi,
2-Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişilerin raporunda dava konusu yerin tapulama çalışmalarında tescil harici bırakılan alanda kaldığını belirtmelerine, orman mühendisi bilirkişi tarafından sadece memleket haritası tatbik edilerek yerin teknik özelliklerinin değerlendirilmemiş olmasına, davanın dayanağını oluşturan suç tutanağında yerine 26 nolu orman bölmesinde kaldığının, yer yer ... köklerinin sökülerek ... yapıldığının yazılı olup tutanak eki krokiye göre yerin üç yönden ormanla çevrili olduğunun anlaşılmasına göre mahallinde konusunda uzman orman mühendisleri ve harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti vasıtasıyla ve zabıt mümziinin yer gösterimiyle yeniden keşif yapılıp dava konusu yere ait celbedilecek hava fotoğrafları ile en eski tarihli memleket ve amenejman haritalarının birlikte tatbiki suretiyle suça konu yerin orman olup olmadığı, geçmiş zaman süresi içinde ... yapısı itibariyle ormandan kazanılıp kazanılmadığı, halihazır durumu itibariyle bitki örtüsü tahrip edilmiş olsa bile salt toprağın orman sayılması gerekeceği, muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığı, eğimi, orman içi açıklık niteliğinde bulunup bulunmadığı, buna göre orman sayılan yerden olup olmadığı kesin olarak tesbit edilip arazi kadastrosunda hangi vasıfla tescil harici bırakıldığı da belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09.....2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.