‹ Ana sayfa
Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2008/2858 K.2010/9125

Esas No: 2008/2858 · Karar No: 2010/9125 · Karar Tarihi: 26.05.2010
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hapis cezası ve zorunlu müdafii atanmasıyla ilgili yasal değişikliklerin uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki temyiz dilekçesidir; mahkeme, 26.05.2010 tarihli oybirliği kararıyla temyiz itirazlarını reddederek sanığın hapis cezasını onaylamış ve zorunlu müdafii atanması şartının artık geçerli olmadığını kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Ayrıntıları Yargıtay CGK’nun 26.12.2006 tarih 2006/8-317 esas ve 200/319 sayılı kararında belirttiği üzere 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 21. maddesi ile 5271 sayılı yasanın 150/3 maddesinde yapılan değişiklik ile daha önce üst sınırı 5 yıl olan hapis cezası gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu müdafii atanması öngörülmüş iken yapılan değişiklik ile bu zorunluluk alt sınırı 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarla sınırlandırılmış bulunmasına, yargılama yasalarının derhal uygulanması gerekmesine göre sanık hakkında zorunlu müdafii atanması koşulları artık ortadan kalkmış olduğundan ve sanığın savunması 1412 sayılı CMUK’nın yürürlükte bulunduğu tarihte alınmış olup, 5320 sayılı yasanın 4/2 maddesine göre de CMK’nın yürürlüğe girmesinden önce yapılmış işlemlerin hukuken geçerliliklerini devam ettireceklerinin belirtilmesi karşısında tebliğnamenin 1 nolu bozma düşüncesine;
Mağdur ... ... hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun 10.8.2005 tarih ve 3335 sayılı raporunda “sağ temporal kemikte lineer kırığa ve aynı bölgede kafa içi hematoma neden olan yaralanmasının kişinin hayatını tehlikeye maruz kıldığının” belirtilmesi, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanma eyleminin 765 sayılı TCK’nın 456/2 maddesinde düzenlenmesine, aynı düzenlemeye paralel olarak 5237 sayılı TCK’nın 87/1-d maddesinde “yaşamı tehlikeye sokan bir durum” olarak kanuni tarifin yapılmış olmasına ve anılan maddenin son fıkrasında hapis cezasının beş yıldan az olamayacağının öngörülmesine göre 765 sayılı TCK’nın açıkça sanık lehine olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamenin 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?