Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2008/10832 K.2010/14836
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, sanık ... yönünden yapılan temyiz talebini CMUK 317. maddesinin uygulanması gerekçesiyle REDDİLİ, sanık ... yönünden yapılan temyiz talebini ise MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİNE BAĞLI YARGITAY ÖNEMİNİ GİBİ ONANILMASINA, sanık ... yönünden yapılan temyiz talebinin ise 18.10.2010 tarihli oybirliğiyle kararla BOZULMASINA hüküm verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetlerine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
21.12.2004 tarihli hükmü sanık ... ile katılan ... vekili ise sanıklardan ... ve ... ... bakımından temyiz ettiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 16.11.2005 tarihinde dosyayı iade ettiği anlaşılmakla; iade sonrası sanık ... hakkında kurulan hükmün hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu anlaşıldığından bu sanık yönünden temyiz talebinin CMUK 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE;
Sanık ... Yönünden yapılan incelemede ise
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetlerine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
21.12.2004 tarihli hükmü sanık ... ile katılan ... vekili ise sanıklardan ... ve ... ... bakımından temyiz ettiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 16.11.2005 tarihinde dosyayı iade ettiği anlaşılmakla; iade sonrası sanık ... hakkında kurulan hükmün hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu anlaşıldığından bu sanık yönünden temyiz talebinin CMUK 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE;
Sanık ... Yönünden yapılan incelemede ise
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.