Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/8038 K.2016/4122
Özet: Mahkeme, 06.05.2010 tarihli sözleşmeyi ve dolandırıcılık kıstaslarını dikkate alarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 158/1 d maddesinin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu kabul edip, 08/04/2016 tarihli kararla bu hükmü BOZUMLAMA kararına geçirmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın sanığa ait “.... Sosyal Güvenlik ve İnsan Kaynakları” isimli işyerine gidip burada iş takipçiliği yapan sanık ile görüşerek babasının emeklilik işlemlerini yapmasını istediği, sanığın da bu iş karşılığında 1.500 TL para talep etmesi üzerine aralarında yaptıkları 06.05.2010 tarihli sözleşmeye göre 500 TL peşin para ve her birisi 500 TL değerinde '20 Mayıs ve 20 Haziran 2010' ödeme tarihli iki adet senet verdiği, aradan geçen süre zarfında katılanı oyalayan sanığın bu senetlerden 20 Haziran 2010 ödeme tarihli olan senedi icra takibine koyarak katılan aleyhine icra takibi başlattığı, böylece sanığın hileli davranışlarla katılanı aldatıp onun zararına olarak kendisine yarar sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; eylemin temas ettiği, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “kamu kurumu olan icra müdürlüğünün araç olarak kullanılması suretiyle,” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde, hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın sanığa ait “.... Sosyal Güvenlik ve İnsan Kaynakları” isimli işyerine gidip burada iş takipçiliği yapan sanık ile görüşerek babasının emeklilik işlemlerini yapmasını istediği, sanığın da bu iş karşılığında 1.500 TL para talep etmesi üzerine aralarında yaptıkları 06.05.2010 tarihli sözleşmeye göre 500 TL peşin para ve her birisi 500 TL değerinde '20 Mayıs ve 20 Haziran 2010' ödeme tarihli iki adet senet verdiği, aradan geçen süre zarfında katılanı oyalayan sanığın bu senetlerden 20 Haziran 2010 ödeme tarihli olan senedi icra takibine koyarak katılan aleyhine icra takibi başlattığı, böylece sanığın hileli davranışlarla katılanı aldatıp onun zararına olarak kendisine yarar sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; eylemin temas ettiği, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “kamu kurumu olan icra müdürlüğünün araç olarak kullanılması suretiyle,” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde, hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.