Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/15017 K.2015/6499
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanık S.. ve Y.. ile suça sürüklenen çocuk E.. arasında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının iştirak halinde işlenip işlenmediği ve etkin pişmanlığın uygulanıp uygulanmadığıydı. Mahkeme, 12/11/2015 tarihli oybirliği kararıyla kararını bozdu.
Tebliğname No: 2 - 2012/166246
MAHKEMESİ: Demre Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 14/03/2012
NUMARASI: 2011/51 (E) ve 2012/58 (K)
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
SUÇ
TARİHİ: 20/10/2010
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık S.. ile temyiz dışı sanık Y.. ve suça sürüklenen çocuk E..'in suça konu motosikleti emniyetin depo olarak kullandığı tel örgü ile çevrilmiş alandan bağlı olduğu zinciri kırılmak suretiyle, iştirak halinde çaldıkları anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıkların üzerlerine atılı suçları iştirak halinde işlediklerinin iddia olunması, temyiz dışı sanık Y.. Y..'ın hırsızlık suçu yönünden soruşturma aşamasında, mala zarar verme suçu yönünden kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık göstererek mağdurun zararını gidermesi ve sanık S.. ile suça sürüklenen çocuk E..' in de yapılan bu ödemelere açıkça karşı çıkmamış olması karşısında sanık S.. ile suça sürüklenen çocuk E..' in de nitelikli mala zarar verme suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nın 168/2, hırsızlık suçu yönünden ise TCK'nın 168/1 maddesinde karşılığını bulan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de, suça sürüklenen çocuk E.. hakkında Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğunun düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/11/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
MAHKEMESİ: Demre Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 14/03/2012
NUMARASI: 2011/51 (E) ve 2012/58 (K)
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
SUÇ
TARİHİ: 20/10/2010
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık S.. ile temyiz dışı sanık Y.. ve suça sürüklenen çocuk E..'in suça konu motosikleti emniyetin depo olarak kullandığı tel örgü ile çevrilmiş alandan bağlı olduğu zinciri kırılmak suretiyle, iştirak halinde çaldıkları anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıkların üzerlerine atılı suçları iştirak halinde işlediklerinin iddia olunması, temyiz dışı sanık Y.. Y..'ın hırsızlık suçu yönünden soruşturma aşamasında, mala zarar verme suçu yönünden kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık göstererek mağdurun zararını gidermesi ve sanık S.. ile suça sürüklenen çocuk E..' in de yapılan bu ödemelere açıkça karşı çıkmamış olması karşısında sanık S.. ile suça sürüklenen çocuk E..' in de nitelikli mala zarar verme suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nın 168/2, hırsızlık suçu yönünden ise TCK'nın 168/1 maddesinde karşılığını bulan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de, suça sürüklenen çocuk E.. hakkında Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğunun düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/11/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.