Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/10645 K.2016/2477
Özet: Uyuşmazlık, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararıdır; Mahkeme, temyiz gerekçelerinin yerinde görülmediğini ancak cezadan indirim yapılması gerektiğini kabul ederek kararın bozulmasına hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçu bakımından kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine ve gerekçeye göre, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen adli para cezasına ilişkin kararın kesin nitelikte olduğundan dolayı temyiz talebinin reddine ilişkin olarak verilen 09/04/2013 tarih, 2011/200 Esas ve 2012/342 Karar sayılı Ek Kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu bakımından kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç konusu eşyanın değeri ve suça sürüklenen çocuğu neticeye götüren kastın bu miktarda eşyaya yönelik olduğu dikkate alınarak TCK'nın 145. maddesinin uygulama yeri bulunup bulunmadığı hakkında karar verilmesi gereği,
2-Müşteki mağdur ...'in 12.12.2012 tarihli son celsede, tüm zararının karşılandığını, karşılanmasını talep ettiği herhangi bir zararının bulunmadığına ilişkin beyanı karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık sebebiyle cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin, temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 29.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçu bakımından kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine ve gerekçeye göre, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen adli para cezasına ilişkin kararın kesin nitelikte olduğundan dolayı temyiz talebinin reddine ilişkin olarak verilen 09/04/2013 tarih, 2011/200 Esas ve 2012/342 Karar sayılı Ek Kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu bakımından kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç konusu eşyanın değeri ve suça sürüklenen çocuğu neticeye götüren kastın bu miktarda eşyaya yönelik olduğu dikkate alınarak TCK'nın 145. maddesinin uygulama yeri bulunup bulunmadığı hakkında karar verilmesi gereği,
2-Müşteki mağdur ...'in 12.12.2012 tarihli son celsede, tüm zararının karşılandığını, karşılanmasını talep ettiği herhangi bir zararının bulunmadığına ilişkin beyanı karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık sebebiyle cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin, temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 29.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.