Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/11063 K.2016/10873
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın kendisini Aras Kargo elemanı olarak tanıtarak müşterilere ve katılanlara kargo gönderim bedeli alarak dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıdır. Mahkeme, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişiklik yapılan basit dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle kararını bozdu ve sanığın hukuki durumunu yeniden değerlendirdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 168/2, 52/2-4, 50/1-a. maddeleri uyarınca, sanık hakkında 3.000 TL ve 20 TL adli para cezası ve taksitlendirme (25 kez)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, kendisini Aras Kargo elemanı olarak tanıtarak, resmi kurumlardan geldiğini söylediği zarfı, katılan ve müştekilere 30 TL kargo gönderim bedeli alarak teslim ettiği bu suretle müşteki ve katılanlara yönelik ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın eyleminin, katılan ve müşteki beyanı, sanığın kabulü ile tüm dosya kapsamından dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık, katılanların zararını karşılamadığından TCK'nın 168/2 maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin (b) bendine eklenen 6. alt bendi ile 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu düzenlemenin sanık lehine olması karşısında; söz konusu kanun değişikliğine göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 168/2, 52/2-4, 50/1-a. maddeleri uyarınca, sanık hakkında 3.000 TL ve 20 TL adli para cezası ve taksitlendirme (25 kez)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, kendisini Aras Kargo elemanı olarak tanıtarak, resmi kurumlardan geldiğini söylediği zarfı, katılan ve müştekilere 30 TL kargo gönderim bedeli alarak teslim ettiği bu suretle müşteki ve katılanlara yönelik ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın eyleminin, katılan ve müşteki beyanı, sanığın kabulü ile tüm dosya kapsamından dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık, katılanların zararını karşılamadığından TCK'nın 168/2 maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin (b) bendine eklenen 6. alt bendi ile 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu düzenlemenin sanık lehine olması karşısında; söz konusu kanun değişikliğine göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.