Yargıtay 22. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/8253 K.2015/5785
Özet: Mahkumiyet kararının iptali istenirken, mahkeme sanığın zorunlu müdafiye atandığından haberdar olmamış olduğunu tespit ederek, zorunlu müdafiye tefhiminin kabiliyetine ilişkin 9‑7‑56 sayılı Ceza Genel Kurul kararına dayanarak mahkumiyet kararını bozmayı kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarih ve 9-7-56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kovuşturma evresinde kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda zorunlu müdafiye yapılan tefhim ve tebliğlerin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı gözetildiğinde; sanık ...'in kendisine müdafii atandığından haberi olmadığı, sanığın yokluğunda, zorunlu müdafiinin yüzüne karşı verilen kararın müdafiine tefhiminin yeterli sayılıp, sanığa gerekçeli kararın tebliğ edilmediği ve müdafiin temyiz isteminde bulunduğunun anlaşılması karşısında; 27.04.2010 tarihli mahkumiyet kararının bilinen en son adresinde yöntemine uygun şekilde sanığa tebliğinden sonra, tebligat belgesi ile vermesi halinde temyiz dilekçesi dosyasına eklenerek incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 22/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarih ve 9-7-56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kovuşturma evresinde kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda zorunlu müdafiye yapılan tefhim ve tebliğlerin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı gözetildiğinde; sanık ...'in kendisine müdafii atandığından haberi olmadığı, sanığın yokluğunda, zorunlu müdafiinin yüzüne karşı verilen kararın müdafiine tefhiminin yeterli sayılıp, sanığa gerekçeli kararın tebliğ edilmediği ve müdafiin temyiz isteminde bulunduğunun anlaşılması karşısında; 27.04.2010 tarihli mahkumiyet kararının bilinen en son adresinde yöntemine uygun şekilde sanığa tebliğinden sonra, tebligat belgesi ile vermesi halinde temyiz dilekçesi dosyasına eklenerek incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 22/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.