Yargıtay 22. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/21232 K.2016/4235
Özet: Temondaki sanık, 28.11.2014’teki duruşmada borcunu “faiziyle birlikte ödemek istemediğim için” ödeyemeyecekliği beyan etmiştir; mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesine göre bilirkişinin incelemesini eksik yaparak gerçek zararı tespit etmeyi unuttuğu gerekçesiyle kararını bozmuş ve bu hatalı inceleme nedeniyle hükmün 21.03.2016’da oybirliğiyle temyiz kararıyla “bozulmasını” kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın niteliği, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın 28.11.2014 tarihli duruşmada "o tarihte belirtilen borcu ödeyecektim, ancak faizi ile birlikte ödemek istemiyorum" beyanı karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 168/5. maddesi gereğince dosyanın bilirkişiye tevdii ile vergisiz ve cezasız gerçek zararın tespit ettirilerek, sanığa bilirkişi tarafından hesaplanan gerçek zararı karşılaması konusunda makul bir süre tayin edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 21.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın niteliği, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın 28.11.2014 tarihli duruşmada "o tarihte belirtilen borcu ödeyecektim, ancak faizi ile birlikte ödemek istemiyorum" beyanı karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 168/5. maddesi gereğince dosyanın bilirkişiye tevdii ile vergisiz ve cezasız gerçek zararın tespit ettirilerek, sanığa bilirkişi tarafından hesaplanan gerçek zararı karşılaması konusunda makul bir süre tayin edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 21.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.