Yargıtay 21. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/2027 K.2017/1585
Özet: Uyuşmazlık, 2005 ve 2004 yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan çeşitli davalarda sanıkların cezai işlemlerinin gerekliliği ve usulü konularında yaşanmıştır. Mahkeme, sanıklar hakkında tanılara ilişkin kararları ve temyiz itirazlarını değerlendirdikten sonra, tüm hususlarda sanıkların beraatını veya süreçlerin iptalini karar ederek 28 Mart 2017’de oybirliğiyle dereceyi sonlandırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Beraat
Bozma ilamının sanıklar lehine olması ve katılan vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesi vermesi karşısında mahkemece sanıklar hakkında tensiben beraat hükmü kurulmasında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı cihetle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
I-) Sanık ... hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığından katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün ONANMASINA,
II-) Sanıklar hakkında defter belgeleri ibraz etmeme suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III-) Sanık ... hakkında, “2004 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kurulan hükümlere yönelik incelenmede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMK'nun 303. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Beraat
Bozma ilamının sanıklar lehine olması ve katılan vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesi vermesi karşısında mahkemece sanıklar hakkında tensiben beraat hükmü kurulmasında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı cihetle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
I-) Sanık ... hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığından katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün ONANMASINA,
II-) Sanıklar hakkında defter belgeleri ibraz etmeme suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III-) Sanık ... hakkında, “2004 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kurulan hükümlere yönelik incelenmede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMK'nun 303. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.