‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/8166 K.2019/1433

Esas No: 2016/8166 · Karar No: 2019/1433 · Karar Tarihi: 13.02.2019
Özet: Uyuşmazlık, 2008‑2010 yılları arasında tarafın sahte fatura düzenleme ve sahte belge kullanma suçlarından yargılanmasıdır. Mahkeme, ilgili suçlamaları yapılamamış hesabederek olayla bağlantılı hüküm bulundurmuş kararını bozmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 213 sayılı Yasaya muhalefet

HÜKÜM: Mahkumiyet

1- 28.9.2012 tarihli vergi suçu raporu ve mütalaanın 2008, 2009 ve 2010 yıllarında sahte belge kullanma suçlarına ilişkin olmasına, kamu davasının da sahte belge kullanma suçlarından açılmasına rağmen; hükmün gerekçesinin bazı bölümlerinde sahte belge kullanma, bazı bölümlerinde sahte fatura düzenleme fiillerinin anlatılması, hüküm fıkrasında ise mütalaa ve açılmış kamu davası bulunmayan sahte belge düzenleme suçlarından hüküm kurulması suretiyle hükmün karıştırılması,
2- Mükellef sanığın, 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullandığının iddia olunduğu davada; sanığın, "... ben söz konusu malzemeleri aldım kullandım ve bunları belgeledim."diyerek suç işlemediğini savunması; vergi denetmeni tarafından alınan ifadesinde ise, faturalar karşılığında ödemeleri elden ve nakit yaptığını, şirketleri/yetkililerini tanımadığını söylemesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
a) Haklarında sahte fatura düzenlemekten vergi raporları olduğu belirtilen suça konu sahte faturaları düzenleyen şirketler hakkındaki vergi tekniği raporlarının onaylı örneklerinin getirtilip incelenmesi,
b) Aynı mükellefler hakkında varsa açılan davalarının tespiti ile dosyaların getirtilerek incelenmesi, bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
c) Faturaları düzenleyen şirket yetkililerinin, CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınmasına sanığın iştirak edip etmediğinin sorulmaması,
d) Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için;
aa) Faturayı düzenleyen şirketlere ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedellerin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin; faturaları kullanan mükellef sanığa ait yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi,
bb) Daha sonra, faturaları düzenleyen şirketler ile kullanan sanığın ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
3- Kabule göre; 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz talebi bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 13.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?