Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/3131 K.2025/7632
Özet: Uyuşmazlık, mahkumun annesi ve üvey babasıyla aynı evde yaşadığı periodda, evden anason tohumlarını çalması nedeniyle hırsızlık işlediğine dair istinafa konu olmuştur; Mahkemeye, bu çalmanın aile içi cezasızlık sebebiyle hırsızlığa karşı “şahsi cezasızlık” düzenlemesini (5237 sayılı TC Kanunu 167/1) uygular örneği niteliğinde zehni öz bakım ve dahi eş iyisi gönüller ema turguladılar; Mahkeme, kanun yararına bozma isteğini kabul ederek mahkumiyet kararını iptal etmiş ve dava dosyasını Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/259 E., 2022/152 K.
KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2025 tarihli ve KYB-2025/14588 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın suç tarihinde üvey babası olan şikâyetçiye ait 2 adet tavuk ve anason tohumlarını ikâmet ettikleri evden hırsızlaması eylemi nedeniyle yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmiş ise de;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 27/11/2023 tarihli ve 2023/15625 esas, 2023/7725 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun, sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunu da kapsayan "Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep" başlıklı 167/1. maddesinde yer alan "(1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Somut olayda, aile nüfus tablosu kayıtlarına göre sanığın annesi ... ile şikâyetçi ...'nün suç tarihi (27/03/2021) itibariyle resmî olarak evli oldukları, sanığın suç tarihinde şikâyetçinin üvey oğlu olduğu ve bu itibarla cezalandırılamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Hükümlünün, suç tarihinde, annesi ve üvey babası olan katılan ile birlikte yaşadığı evden katılana ait anason tohumlarını çalması nedeniyle hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun hükümlünün üzerine atılı hırsızlık suçunu da kapsayan "Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep" başlıklı 167/1. maddesinde yer alan "(1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi olan 27.03.2021 tarihinde hükümlünün katılanın üvey oğlu (aile nüfus tablosu kayıtlarına göre hükümlünün annesi ... ile katılan ...'nün suç tarihi itibarıyla resmî olarak evli oldukları anlaşılmakla) olduğu ve cezalandırılamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2021/259 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle; 5237 sayılı Kanun'un 167/1-b ve 5271 sayılı Kanun'un 223/4-b maddeleri uyarınca ve şahsî cezasızlık sebebiyle hırsızlık suçundan hükümlü hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın kaldırılmasına, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SAYISI: 2021/259 E., 2022/152 K.
KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2025 tarihli ve KYB-2025/14588 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın suç tarihinde üvey babası olan şikâyetçiye ait 2 adet tavuk ve anason tohumlarını ikâmet ettikleri evden hırsızlaması eylemi nedeniyle yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmiş ise de;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 27/11/2023 tarihli ve 2023/15625 esas, 2023/7725 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun, sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunu da kapsayan "Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep" başlıklı 167/1. maddesinde yer alan "(1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Somut olayda, aile nüfus tablosu kayıtlarına göre sanığın annesi ... ile şikâyetçi ...'nün suç tarihi (27/03/2021) itibariyle resmî olarak evli oldukları, sanığın suç tarihinde şikâyetçinin üvey oğlu olduğu ve bu itibarla cezalandırılamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Hükümlünün, suç tarihinde, annesi ve üvey babası olan katılan ile birlikte yaşadığı evden katılana ait anason tohumlarını çalması nedeniyle hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun hükümlünün üzerine atılı hırsızlık suçunu da kapsayan "Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep" başlıklı 167/1. maddesinde yer alan "(1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi olan 27.03.2021 tarihinde hükümlünün katılanın üvey oğlu (aile nüfus tablosu kayıtlarına göre hükümlünün annesi ... ile katılan ...'nün suç tarihi itibarıyla resmî olarak evli oldukları anlaşılmakla) olduğu ve cezalandırılamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2021/259 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle; 5237 sayılı Kanun'un 167/1-b ve 5271 sayılı Kanun'un 223/4-b maddeleri uyarınca ve şahsî cezasızlık sebebiyle hırsızlık suçundan hükümlü hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın kaldırılmasına, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.