Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/5075 K.2025/1507
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli hesaplanması sırasında hırsızlık suçundan aldığı 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı TC’ye göre ertelenip denetime tabi tutulmasıdır; mahkeme, temyiz prosedürü gereği eylem sürecindeki hatanın düzeltilerek kararın onaylanmasını ve dava dosyasının Yargıtay’a teslimini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/392 E., 2023/874 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme, onama
I - Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde,
Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2023 tarihli ve 2023/392 Esas, 2023/874 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanığın, bozma sonrası 07.12.2023 tarihli karar duruşmasında alınan ifadesinde müdafii talebinin olmadığını beyan ettiğinin ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de zorunlu müdafi atanmasını gerektiren bir durumun bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığa soruşturma aşamasında atanan müdafii Av. ...'ın sanık hakkında verilen hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmadığından sanık müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II - Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde,
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
A. Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.07.2012 tarihi itibariyle durduğu ve sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 24.02.2015 tarihinde yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında, 27.11.2007 tarihli ilk mahkûmiyet hükmünden 07.12.2023 olan karar tarihine kadar geçtiği nazara alınarak açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
B. Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca tayin olunan 2 yıl 8 ay hapis cezasından aynı Kanunun 35. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılırken 2 yıl hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 12 ay hapis cezasına hükmedilmesi, sonraki uygulamalar nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak,
Mahkemenin 28.11.2007 tarihli ve 2007/239 Esas, 2007/1144 Karar sayılı kararında, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçundan mahkûm olduğu 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği, verilen hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 16.01.2012 tarihli ve 2011/24737 Esas, 2012/665 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, bozmaya uyularak sanık hakkında atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde sanığın yeni bir kasıtlı suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklandığı, ancak açıklanan hükümde, sanığın hırsızlık suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla; sanık hakkında 28.11.2007 tarihinde hükmedilen 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesi kararının sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine aykırı olarak, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek bozma öncesi hükmedildiği şekilde sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ve aynı Kanun'un 51/3. maddesi uyarınca da sanığın 1 yıl 8 ay süre ile denetime tabi tutulmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SAYISI: 2023/392 E., 2023/874 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme, onama
I - Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde,
Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2023 tarihli ve 2023/392 Esas, 2023/874 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanığın, bozma sonrası 07.12.2023 tarihli karar duruşmasında alınan ifadesinde müdafii talebinin olmadığını beyan ettiğinin ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de zorunlu müdafi atanmasını gerektiren bir durumun bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığa soruşturma aşamasında atanan müdafii Av. ...'ın sanık hakkında verilen hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmadığından sanık müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II - Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde,
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
A. Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.07.2012 tarihi itibariyle durduğu ve sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 24.02.2015 tarihinde yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında, 27.11.2007 tarihli ilk mahkûmiyet hükmünden 07.12.2023 olan karar tarihine kadar geçtiği nazara alınarak açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
B. Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca tayin olunan 2 yıl 8 ay hapis cezasından aynı Kanunun 35. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılırken 2 yıl hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 12 ay hapis cezasına hükmedilmesi, sonraki uygulamalar nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak,
Mahkemenin 28.11.2007 tarihli ve 2007/239 Esas, 2007/1144 Karar sayılı kararında, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçundan mahkûm olduğu 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği, verilen hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 16.01.2012 tarihli ve 2011/24737 Esas, 2012/665 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, bozmaya uyularak sanık hakkında atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde sanığın yeni bir kasıtlı suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklandığı, ancak açıklanan hükümde, sanığın hırsızlık suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla; sanık hakkında 28.11.2007 tarihinde hükmedilen 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesi kararının sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine aykırı olarak, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek bozma öncesi hükmedildiği şekilde sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ve aynı Kanun'un 51/3. maddesi uyarınca da sanığın 1 yıl 8 ay süre ile denetime tabi tutulmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.