Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/20157 K.2025/642
Özet: Uyuşmazlık: Sanık 27.03.2014 tarihinde hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından hapis cezasına çarptırılmış olup, bu cezanın ertelenmesini talep etmiş, temyiz etmiş ve Yargıtay Kararı ile şu anki belgede tutuklama ve hüküm yeniden kararını içermektedir. Mahkeme: Haksız ertelenme kararını bozmuş, hapis cezasının 1 yıl 6 ay hırsızlık ve 2 yıl konut dokunulmazlığı için denetim süresi başlatılmış, diğer hükümlerin düzeltilip onaylanmasıyla birlikte dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tavsiye etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/825 E., 2023/43 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında bozma kararından önce kurulan 27.03.2014 tarihli ilk hükümde hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi ve hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 08.05.2018 tarihli ve 2016/16795 Esas, 2018/6859 Karar sayılı ilâmıyla CMK’nın 231/5-14. maddelerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulması karşısında, her ne kadar daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hapis cezasının ertelenmesine yasal olanak bulunmamakla birlikte, bozma öncesindeki erteleme kararının sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, bu defa verilen hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 35, 62. maddeleri uyarınca tayin olunan 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile 116/1-4, 119/1-c, 62. maddeleri uyarınca tayin olunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek TCK'nın 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve sanık hakkında TCK'nın 51/3. maddesi gereğince hırsızlık suçu yönünden 1 yıl 6 ay, konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SAYISI: 2022/825 E., 2023/43 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında bozma kararından önce kurulan 27.03.2014 tarihli ilk hükümde hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi ve hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 08.05.2018 tarihli ve 2016/16795 Esas, 2018/6859 Karar sayılı ilâmıyla CMK’nın 231/5-14. maddelerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulması karşısında, her ne kadar daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hapis cezasının ertelenmesine yasal olanak bulunmamakla birlikte, bozma öncesindeki erteleme kararının sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, bu defa verilen hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 35, 62. maddeleri uyarınca tayin olunan 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile 116/1-4, 119/1-c, 62. maddeleri uyarınca tayin olunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek TCK'nın 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve sanık hakkında TCK'nın 51/3. maddesi gereğince hırsızlık suçu yönünden 1 yıl 6 ay, konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.