‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/31002 K.2021/5271

Esas No: 2020/31002 · Karar No: 2021/5271 · Karar Tarihi: 15.03.2021
Özet: (1) Mahkeme, yediemin kapalı bir alanda teslim edilen ve kullanılmaz hale gelen malları tutma görevini yerine getirmemesinden kaynaklı yediem hukuken malları elden çıkaran ve müvekkiline satılan sakınmasız mallar üzerinden yediemine karşı açılan uyuşmazlığı ele aldı; (2) Yüksek Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma talebi ile 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2019/5376 nun çerçevesinde verilen karara itiraz hakkı tanınarak, karar Bozularak ve işlerin yeniden yargılamasına yol açıldı.
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/10/2019 tarihli ve 2018/61701 esas, 2019/35475 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin ... 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 19/11/2019 tarihli ve 2019/5376 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/10/2020 gün ve 8989/2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/11/2020 gün ve 2020/93949 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu,
Somut olayda, müşteki vekilinin ... 5. İcra Müdürlüğü'nün... esas numaralı dosyasında devam eden icra takibi sırasında borçluya ait mallar üzerinde yapılan haciz işlemi sonrasında, haczedilen malların muhafaza altına alınarak yediemine teslim edilmesini müteakip, haczedilen malların satışa çıkarılması üzerine müvekkilinin malları satın aldığı, yediemin deposuna giderek malların teslim alınması istediğinde malların boş bir arazide üstü açık şekilde bulduğu ve kullanılamaz halde olması nedeniyle teslim almaktan imtina edildiği, yedieminin üzerine düşen görevi yapmadığından bahisle şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, yediemin görevlisi şüphelinin teslim edilen malları tutanaktaki şartlar çerçevesinde hazır bulundurduğu ve bu nedenle olayda herhangi bir suç veya suç unsurunun oluşmadığı gerekçesi ile ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/10/2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair verilmiş ise de, yediemine teslim edilen malların halen nerede ve ne durumda olduğunun ayrıca malların yediemine ilk olarak nerede teslim edildiği hususunun tespiti ile haciz tutanağında imzası bulunan tutanak mümzilerinin haciz sırasında malların ne durumda olduğuna dair beyanlarının alınması suretiyle sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun'un 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun'un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise Kanun'un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığı veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz ve yüzeysel kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle CMK’nın 173/3. maddesi uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı vererek, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir, Cumhuriyet başsavcılığı belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hakimliğine gönderecektir. Sulh Ceza Hakimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddedecektir.

İnceleme konusu dosyada, müşteki vekili ... Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş olduğu 24/10/2018 tarihli şikayet dilekçesinde, ... 5. İcra Müdürlüğünün... esas numaralı dosyasında devam eden icra takibi sırasında borçluya ait mallar üzerinde yapılan haciz işlemi sonrasında, haczedilen malların muhafaza altına alınarak yediemine teslim edilmesini müteakip, haczedilen malların satışa çıkarılması üzerine müvekkilinin malları satın aldığını, müvekkilinin yediemin deposuna giderek malları teslim almak istediğinde malların yediemin deposunun adresinden başka bir adreste olduğunu öğrendiğini ve o adrese gittiğinde boş bir arazide üstü açık şekilde bulduğu malları kullanılamaz halde olması nedeniyle teslim almaktan imtina ettiğini, yedieminin üzerine düşen görevi yapmadığını belirterek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, yediemin görevlisi şüpheli ...’in teslim edilen malları tutanaktaki şartlar çerçevesinde hazır bulundurduğu ve bu nedenle olayda herhangi bir suç veya suç unsurunun oluşmadığı gerekçesi ile ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/10/2019 tarihli karar ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ve bu karara yapılan itirazı da itiraz mercii reddetmişse de; yediemine teslim edilen malların halen nerede ve ne durumda olduğunun ayrıca malların yediemine ilk olarak nerede ve ne şekilde teslim edildiği hususunun tespiti ile haciz tutanağında imzası bulunan tutanak mümzilerinin haciz sırasında malların ne durumda olduğuna dair beyanlarının alınmasından sonra sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmediğinden itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (...) 3. Sulh Ceza Hakimliğince kesin olarak verilen 19.11.2019 tarihli ve 2019/5376 D. İş sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 15/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?