Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/10036 K.2012/8068
Özet: Uyuşmazlık, yediemin olarak teslim edilen menkul malların satılması ve başkasına verilmesi nedeniyle muhafaza görevinin kötüye kullanılması iddiasıyla ilgiliydi; mahkeme, bu eylemlerin yediemin yükümlülükleri kapsamında olmadığını belirterek hükmün bozulmasına karar verdi. Sonuç olarak, mahkeme kararı iptal edilerek dosya esas/hüküm mahkemesine gönderildi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Vedia sözleşmesinin bir türü olan yedieminlik kurumunun yediemine yüklediği muhafaza ve iade görevi, kendisine teslim edilen malı, yalnızca teslim edilen yerde saklama ve iade etme yükümlülüğüdür. Yediemin, hacizli malı satış yerine götürmekle yükümlü değildir. İddianamedeki anlatımda sanığın kendisine yediemin olarak teslim olunan menkul malları satmak, başkasına vermek, kırmak, bozmak gibi teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğundan da söz edilmemesi, haczedilen malların, sanığın evinde bulunduğunun kolluk tarafından tespit edilmiş olması karşısında; yediemin olarak teslim edilen malların, tebligata rağmen satış yerine götürülmemesinin, teslim amacı dışında tasarrufta bulunma sayılamayacağı gözetilmeden beraat yerine yasal olmayan gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2) Hükmün temyiz edilmesinden sonra CMK'nın 231 maddesinin uygulanmasına ver olmadığına dair verilmiş ek kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, 6008 sayılı yasa değişikliği de göz önüne alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Yasaya aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Vedia sözleşmesinin bir türü olan yedieminlik kurumunun yediemine yüklediği muhafaza ve iade görevi, kendisine teslim edilen malı, yalnızca teslim edilen yerde saklama ve iade etme yükümlülüğüdür. Yediemin, hacizli malı satış yerine götürmekle yükümlü değildir. İddianamedeki anlatımda sanığın kendisine yediemin olarak teslim olunan menkul malları satmak, başkasına vermek, kırmak, bozmak gibi teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğundan da söz edilmemesi, haczedilen malların, sanığın evinde bulunduğunun kolluk tarafından tespit edilmiş olması karşısında; yediemin olarak teslim edilen malların, tebligata rağmen satış yerine götürülmemesinin, teslim amacı dışında tasarrufta bulunma sayılamayacağı gözetilmeden beraat yerine yasal olmayan gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2) Hükmün temyiz edilmesinden sonra CMK'nın 231 maddesinin uygulanmasına ver olmadığına dair verilmiş ek kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, 6008 sayılı yasa değişikliği de göz önüne alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Yasaya aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.